YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16630
KARAR NO : 2013/19528
KARAR TARİHİ : 10.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanığın katılanın Alanya da bulunan işyerinde kiracı olduğu, 3 yıllık kira bedelini ödememesi nedeniyle hakkında tahliye ve ödeme emri çıkartıldığı, sanığın ödeme emrini aldıktan sonra işyerinin camlarını kırarak, duvarlarına zarar verip, tavan kaplamalarını ve laminant parkelerini sökerek zarar verdiği iddiasıyla hakkında kamu davası açıldığı, sanık ile katılan arasında 15/03/2007 kira başlangıç tarihli 3 yıl süreli kira sözleşmesinin mevcut bulunduğu, tanıklar …, …, …, …, … ve…’nın anlatımları ile sabit olduğu üzere, öncesinde harabe niteliğinde bulunan katılana ait işyerinin sanık tarafından kiralanmasından sonra imar ve ihya edildiği, katılan ile sanık arasındaki kira sözleşmesinde kiralananın kullanım şekline ilişkin ayrıntılı açıklama mevcut bulunmadığı, bu çerçevede sözleşme içeriğinde sanığın iddiası ile katılanın beyanlarını doğrulayacak tarzda söz konusu işyerinde yapılan tadilatlara ve tadilat bedellerinin kimin tarafından karşılanacağına ilişkin açıklık bulunmadığı, söz konusu kira ilişkisi devam ederken yapmış olduğu tadilatlara ilişkin kısımlar bakımından aralarındaki hukuki ilişki sürmekte iken anlaşmazlık sonrasında yapmış olduğu yerleri (kapı, pencere vs) sanığın sökerek götürdüğü hususunun sabit olduğu ancak, taraflar arasındaki anlaşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde kaldığı, sanığın mala zarar verme kastının bulunmadığı ve bu suretle atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşılmakla sanığın beraatine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 10.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.