Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/22750 E. 2013/5895 K. 01.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22750
KARAR NO : 2013/5895
KARAR TARİHİ : 01.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, temyize gelmeyen diğer sanık … ile birlikte anlaşarak … Petrol İstasyonuna giderek …’in kullanmış olduğu … plakalı araca 10 TL tutarında benzin aldığı,bu sırada markete girip çıktığı ve istasyonda çalışan müştekinin yanına gelerek 40 TL istediği,markete döviz bıraktığını döviz bozulunca parasını 50 TL olarak iade edeceği söyleyerek parayı alıp kaçtığı şeklinde gerçekleşen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/250 Esas, 2009/13 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, sabıkasında görülen 1999 tarihli sabıkanın silinme koşullarının oluştuğu,diğer sabıkalarının suç tarihinden sonra olup engel teşkil etmediği anlaşıldığından sanık hakkında 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik CMK’nın 231.maddesi uyarınca “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının” uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Kabule göre de; sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nun 155/2.maddesi gereğince temel ceza belirlenirken; hapis cezası alt sınırdan verildiği halde, aynı gerekçeyle adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.