YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8587
KARAR NO : 2013/20051
KARAR TARİHİ : 16.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıklardan Mehmet’in emlakçı olup diğer sanık … ile birlikte hareket ederek başkasına ait arsayı katılana ait araçla takas edip üzerine para ödenmesi hususunda anlaşma yaptıkları, katılan araç devrini verdiği halde arsanın başkasına ait olması nedeniyle devrini vermeyip aracı da iade etmeyerek dolandırdıkları iddiasıyla açılan davada, arsanın tapu kaydının … adlı kişiye ait olup, onun bilgisi dışında satılmaya çalışıldığının ve katılana zilyetlik devir sözleşmesi ve protokol düzenlenerek devredildiği iddia edilen arsanın devralınması için katılanın Yenidoğan Belediyesine başvurduğu ancak sahte zilyetlik dosyası nedeniyle işlemin yapılamadığının iddia edilmesi karşısında, öncelikle bu konularda Vacip Arslan’ın beyanının alınması ve Yenidoğan Belediyesinden devir için başvuru evrakı bulunup bulunmadığı, varsa akıbeti sorulup evraklar getirtildikten sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve taktiri gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.