YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67380
KARAR NO : 2013/10946
KARAR TARİHİ : 12.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın 20.12.2006 tarihinde, açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilemeyip hakkında ayrı soruşturma yürütülen bir arkadaşı ile birlikte Babaeski İlçesine geldikleri, ucuzluk pazarından aldıkları ve hiç bir maddi değeri bulunmayan heykelleri Babaeski İlçesi, … Köyü, … Mevkiinde bulunan boş bir araziye daha önceden gömdükleri, sonrasında tarlasında çalışmakta olan katılanın yanına giderek tavuk çiftliği kurmak için bir arazi satın almak istediklerini söyledikleri, katılanın da sanık ve arkadaşını kendisine ait satılık araziye götürdüğü, sanığın kendisini …, yanındaki şahsın da … … olarak tanıttığı, sanık ve yanındaki şahsın konuşma sırasında, gerçekte tarihi … aramak amacıyla geldiklerini, daha önceden dedektörle kontrol ettikleri bir yerde tarihi … bulunduğunu, tarihi eserlerin yerini kesin olarak bildiklerini, ancak paraları olmadığı için bunları çıkarıp satamadıklarını, katılanın kendilerine para vermesi halinde çıkarılan tarihi eserleri kendisine bırakacaklarını, müşteri bulup sattıktan sonra da katılana 50.000 TL para vereceklerini söyledikleri, katılanın teklifi kabul etmesi üzerine aynı gün akşam saat 21:00 sıralarında buluşarak, daha önceden maddi değeri bulunmayan heykelleri gömdükleri yere gittikleri, kazma kürekle 70-80 cm kazdıktan sonra içinde sarı renkli iki tane heykel bulunan topraktan yapılmış bir testi buldukları, anlaşma gereğince katılanın Akbank Babaeski şubesindeki hesabından 12.000 TL çekerek sanığa verdiği, sanık ve arkadaşının müşteri bulacaklarını söyleyerek parayla birlikte Babaeski’den ayrıldıkları, 22.12.2006 günü sanığın katılanı telefon ile arayarak “evdeki hesap çarşıya uymadı, aksilik oldu, müşteri bulamadık, müşteri bulmak için İsviçre’ye gitmemiz lazım, bunun için de paraya ihtiyacımız var” diyerek katılandan tekrar para istediği, katılanın da sanığın bildirdiği hesap numarasına 4.905 TL’yi 16.01.2007 tarihinde havale ettiği, birkaç gün sonra kendisini … … olarak tanıtan şahsın katılanı tekrar arayıp işlerin ters gittiğini, avukat tutacaklarını, paraya ihtiyaçlarını olduğunu söylemesi üzerine olaydan şüphelenen katılanın, Babaeski Cumhuriyet Başsavcılığı’na müracaat ettiği şeklindeki olayda; sanığın eyleminin zincirleme şekilde dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 12.06.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.