YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8156
KARAR NO : 2013/11638
KARAR TARİHİ : 24.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevinden Ötürü Öç Almak Amacıyla Kamu Görevlisinin Zararına Mala Zarar Verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Avukatlık yapan katılanın, olaydan önce 14/09/2009 ve 21/10/2009 tarihlerde olmak üzere sanığın evinde haciz işlemlerini gerçekleştirdiği, sanığın da, olay tarihinde dışarda park halinde bulunan ve katılana ait olduğunu bildiği … plaka sayılı aracı boydan boya çizdiği, sanığın eylemi gerçekleştirdiğine dair görüntü kayıtlarının bulunduğu, böylece sanığın, görevinden ötürü öç almak amacıyla kamu görevlisinin malına zarar verdiğinin iddia edildiği olayda, 5237 sayılı TCK’nın 152/1-g maddesinde, sona ermiş olsa bile, görevinden ötürü öç almak amacıyla bir kamu görevlisinin zararına olarak suçun işlenmesinin nitelikli hal olarak kabul edildiği, aynı yasanın 6/1-c maddesinde, kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişinin kamu görevlisi olarak tanımlandığı, bu anlamda avukatlık görevinin yapılması sırasında, avukatın bir kamu görevi yürüttüğünün kabul edilmesi gerektiği dikkate alınarak, icra dosyası, görüntü kayıtları, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın öç almak özel kastıyla hareket ederek avukat olan katılanın zararına suçu işlediğinin sabit olması karşısında, bu gerekçeye dayanan mahkumiyet kararında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 24/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.