YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66733
KARAR NO : 2013/10958
KARAR TARİHİ : 12.06.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın, maddi sıkıntı yaşayan sanığa borç para verdiği, sanığın ise karşılığında keşidecisi amcasının oğlu tanık … olan, 22/09/2005 keşide tarihli, hamiline düzenlenen 7.000 TL meblağlı çek ile 30/12/2005 keşide tarihli, hamiline düzenlenen 4.000 TL meblağlı çeki verdiği, çeklerin üzerinde keşideci ismi olarak tanık … yazmasına rağmen sanığın katılanın yanında her iki çekin keşideci kısmını imzalayıp her iki çekin arkasına da bu kez kendi ismini yazıp cirolamak suretiyle katılana verdiği, suça konu çeklerin karşılıksız çıkması üzerine katılanın şikayetçi olduğu bu şekilde sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia olunan somut
olayda; katılan, yargılama sırasında alınan ifadesinde; sanığın, suça konu çekleri vekaleti olduğunu söylemek suretiyle keşideci sıfatı ile imzaladığını ve ciro ederek kendisine verdiğini ifade etmesi yine tanık …’nun aşamalarda uyumlu beyanlarında; amcasının oğlu olan sanığa ait dükkanı, icra gelmesin diye üzerine aldığını ancak sanığa çek keşide etmesi hususunda … göstermediğini, vekaletname de vermediğini, adına çek karnesinin alınmasından dahi haberi olmadığını, sanık ile notere gitmediklerini ifade etmesi karşısında, çek karnesinin alınmasına ilişkin belgeler ve sanık tarafından yargılama sırasında fotokopi olarak sunulan 01.12.2006 tarihli Malatya 3. Noterliğince düzenlenen vekaletname örneklerini asıllarının ilgili yerlerden celp edilerek söz konusu imzaların tanık …’e ait olup olmadığı hususu kendisine sorulup, tanığın imzaların kendisine ait olmadığını beyan etmesi halinde bu kişinin yazı ve imza örneklerinin alınarak bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği halde eksik araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.