Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18097 E. 2013/663 K. 17.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18097
KARAR NO : 2013/663
KARAR TARİHİ : 17.01.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın 24.07.2006 tarihinde doğruluğunu onayladığı, Çiftçi Kayıt Sistemi’ne esas arazi bilgileri belgesinde kendisine ait 15.949 metre kare yüz ölçümüne sahip 25 numaralı parsele pamuk ektiğini beyan ettiği ve dosya içerisindeki tapu kaydından da arazinin 1 hektar 5949 metre kare yüz ölçümüne sahip olduğunun anlaşıldığı ancak soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporlarına göre, sanığın haksız yere fazla doğrudan gelir desteği aldığının iddia edildiği olayda;
Mahkemece sanığın üretmediği halde pamuk üretip satmış gibi içeriği gerçeğe aykırı müstahsil makbuzu alarak Bismil Tarım İlçe Müdürlüğüne verdiği kabul edilmiş ise de; 04.01.2007 tarihli müstahsil makbuzunun içeriğinin gerçek olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu alınmaması, sanığın 2006 yılında pamuk ekimi yapıp yapmadığına dair denetime elverişli Landsat uydu görüntülerine göre hazırlanmış bilirkişi raporunun da dosyada bulunmaması, sanığın pamuk üretimi yaptığı başka bir yerin bulunup bulunmadığının araştırılmaması, bilirkişiler …, … ve …’ın raporunun hükme esas alınmasına rağmen dosya içerisinde bulundurulmaması, arazi üzerinde yapılan incelemede ise kadastro teknisyeni ve ziraat bilirkişileri tarafından sanığın gösterdiği iddia edilen yerde yapılan inceleme sonucu ayrı ayrı düzenlenen raporlarda sanığın kendisine ait olan 25 numaralı parselin yanı sıra 26 nolu parsele de pamuk ektiğinin ve bu durumda toplam ekim yapılan alanın yüz ölçümünün 17.627,02 metre kare olduğunun tespit edilmesine rağmen sanığın 01.04.2008 tarihli Bismil Asliye Ceza Mahkemesinde istinabe yoluyla yapılan sorgusunda soruşturma aşamasında yapılan ölçümlerde arazisinin yerini kendisinin göstermediğine dair beyanı karşısında maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması bakımından mahallinde keşif yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.01.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.