Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/18294 E. 2013/17481 K. 13.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18294
KARAR NO : 2013/17481
KARAR TARİHİ : 13.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık … hakkında …, … ve …’un sağlık karnelerini kullanması iddiasına konu nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkemece zamanaşımı süresi içinde hüküm kurulabileceği mümkün görülmüştür.
1-Sanık … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik yapılan temyiz isteğinin incelenmesinde;
Sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12.maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığı, görevli ve yetkili mahkemece itiraz konusunda inceleme yapıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanıklar … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik, sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik yapılan temyiz isteğinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen,Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi,nitelikli hal kabul edilmiştir.Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı,o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir.Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmıyan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir.Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir.Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır.Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
… eczanesi sahibi sanık …’nın, kullandığı aracın bagajında çok sayıda sağlık karnesi ve ilaç küpürleri bulunduğunun ihbar edilmesi üzerine görevli polis memurlarınca söz konusu araçta yapılan aramada çok miktarda sağlık karnesi, yeşikartlar ve kesilmiş ilaç küpürünün ele geçirildiği, sanık …’ın söz konusu eczanede kalfa diğer sanık …’nin ise çırak olarak çalıştığı, sanıkların, iştirak halinde karne sahipleri olan tanıklar …, …, …’un sağlık karnelerini unutulma, geçici bir süre eczanede bırakılması hususlarından faydalanarak sağlık ocağında bulunan doktorlara bu sağlık karnelerine muayene olmadan ilaç yazdırmak suretiyle muhteviyatı itibariyle sahte reçete yazdırdıkları ve böylece katılan kurumunun toplam 1.459.45 TL zarara uğratıldığından bahisle dört kez resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda; sanıklar … ve …’ın … eczanesinde çalışan personel oldukları, atılı dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarını bilerek ve isteyerek işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeterli, inandırıcı delil bulunmadığından bahisle; sanık …’nın karne sahibi tanıklar …, … ve …’a yönelik sahtecilik eylemleri ile ilgili olarak ise, adı geçen tanıkların sağlık karnelerine yazılan ilaçları alıp kullandıkları, kullanmadıkları hiçbir ilacın sağlık karnesine yazılmadığını ifade etmeleri ve bu beyanlarının aksini gösterir sanık …’un mahkumiyetine yeterli, inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.