YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23493
KARAR NO : 2013/9500
KARAR TARİHİ : 22.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (dolandırıcılık suçundan değişen suç vasfına göre)
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında verilen temyiz isteminin süreden reddine ilişkin karara yönelik incelemede;
Hüküm fıkrasında temyiz süresi,mercii ve yasa yolu açıkça belirtilmiş olup;
YCGK’nun 05.12.2010 gün 2010/2-169 E.2010/188 K. Sayılı ilamında açıkça vurgulandığı üzere,hüküm fıkrasında sadece başvuru şeklinin belirtilmemiş olması, temyiz süresinin işlemesine engel teşkil etmeyeceğinden, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Dosya üzerinden verilen temyiz talebinin süreden reddine ilişkin ek kararın sanığa usulüne uygun olarak 16.01.2009 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 27.01.2009 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık … hakkında güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması,rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; Sanık …’ın sanık …’a çobanlık yapmak üzere teslim edildiğini bildiği küçükbaş hayvanları sözkonusu sanıkla birlikte bulunduğu yerden nakledip satarak parasını sahiplendikleri anlaşıldığından sanığın eyleminin hizmet nedeniyle güveni kullanma suçuna yardım etme niteliğinde olduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nun 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
2-5237 Sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.