YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/26506
KARAR NO : 2013/17503
KARAR TARİHİ : 13.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın müştekinin eşi ile birlikte işletmekte oldukları … yerine giderek … yerinde bulunan müştekiye o an … yerinde bulunmayan eşini sorduğu müştekinin eşinin bulunmadığını söylemesi üzerine sanığın müştekinin eşi için “abimin haberi var ben çay alacaktım ama yine de kendisini telefonla arayayım” diyerek cep telefonu ile müştekinin eşi ile görüşme yapıyormuş gibi yapıp gerçekte görüşme yapmadığı halde görüşmüş gibi müştekiyi inandırarak müştekiye “tamam abla ben abim ile görüştüm 4 kilo efsane marka çaydan alacağım parasını da sonra abim ile biz halledeceğiz” diyerek müştekiden dört paket Efsane marka çayı alıp parasını ödemeden gittiği anlaşılmakla dolandırıcılık suçunun işlendiğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Sanık hakkında verilen 2000 TL adi para cezasının hağisten çevrilen para cezası olması ve hükmün temyiz kabiliyetinin bulunması karşısında;tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki adli para cezasının belirlenmesine ilişkin bölümdeki “30 gün”, “10 gün”,8 gün” “160.00 TL” ibarelerinin yerine sırasıyla “5 gün”, “1 gün”, “20,00 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.