YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13923
KARAR NO : 2012/38462
KARAR TARİHİ : 05.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı Nazara alınmalıdır.
Somut olayda;sanığın müştekiye ait … yerine gelerek tanıdığı yaşlı Alman vatandaşların ekonomik durumu iyi olmayan çocuklara yardım etmek için giyim eşyası almak istediklerini, kendisinin de aracı olduğunu, satın alacakları giyim eşyaları için verilecek para üstü olarak yanına bozuk euro alması gerektiğini söylediği, sanık ve müştekinin çocuk kıyafetleri ile birlikte sanığa ait araçla … mevkiinde bulunan villalara gittikleri, sanığın burada müştekide bulunan 520 euro tutarındaki parayı ve kıyafetleri alarak villalara doğru ilerlediği, geri döndüğünde Alman vatandaşlarının getirdikleri kıyafetleri beğendiğini ve başka modelleri de görmek istediklerini söylediği, daha sonra sanığın ve müştekinin villalardan ayrılarak tekrar müştekinin … yerine geldikleri, sanığın kullandığı aracı geri teslim edeceğini söyleyerek müştekiden aldığı 520 euro ile müştekinin yanından ayrıldığı ve geri dönmediği şeklindeki eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK’nun 53.maddesi uyarınca sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmanın kanuni sonucu olması nedeniyle infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamış; tayin olunan gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında uygulama maddesi gösterilmeyerek CMK’nın 232/6.maddesine aykırı davranılmış ise de bu hususun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 05.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.