YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3972
KARAR NO : 2013/17471
KARAR TARİHİ : 13.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Hamile olan sanık …’ın, 26.03.2008 tarihinde Batman Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinde abisinin eşi olan diğer sanık …’ye ait sağlık karnesini kullanarak doğum yaptığı, sanık …’nın eşi olan diğer sanık …’in hastanedeki kayıt işlemlerini gerçekleştirdiği, sanık …’nın doğum yapmasından dolayı katılan kurumun 252 TL müdahaleli doğum ücreti, 54,57 TL de ilaç bedeli olarak zarara uğradığı ve böylece sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan somut olayda; katılan kurumun yazılarına göre, suç tarihinde sigortalı olarak çalışan Ferit’in 14.02.2007 tarihinden itibaren sağlık güvencesinin bulunduğu, sanık … ile Ferit’in resmi nikahı doğumdan beş gün önce yapmaları nedeniyle sanık …’nın kayıt işlemleri uzadığı için 29.04.2008 tarihinden itibaren sağlık güvencesine hak kazandığı, ancak doğumun evlenmelerinden sonra olması nedeniyle sanık …’ın doğum yaptığı tarihte eşinin sağlık güvencesinden yararlanma imkanının bulunduğu, bu durumda katılan kurumun herhangi bir zararının söz konusu olamayacağı anlaşıldığından unsurları itibariyle oluşmayan nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 13.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.