YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26185
KARAR NO : 2013/9418
KARAR TARİHİ : 21.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan … ile 600.000 TL bedelli genel kredi taahhütnamesi imzalayan sanığın, yaptığı bu sözleşme kapsamında belirli aralıklarla katılan bankadan kredi çekerken teminat olarak bankaya ticari ilişkilerinden aldığı senetleri ibraz ettiği, 24/01/2006 tarihinde kredi başvurusunda bulunan sanığın teminat olarak 18/11/2005 düzenleme tarihli 5.800 TL bedelli ve 18/11/2005 düzenleme tarihli 6.800 TL bedelli kendi emrine düzenlenmiş, keşidecisi katılan … olan senetleri ibraz ettiği, bunun karşılığında 4.900,00 TL kredi kullandığı, kredi bedelinin süresi geldiğinde ödenmemesi üzerine katılan banka vekillerinin söz konusu senetlere ilişkin icra takibi başlattığı, borca ve imzaya itiraz eden katılan …’in katılan banka aleyhine açtığı menfi tespit davasında alınan bilirkişi raporuna göre senetlerdeki imzanın katılan …’e ait olmadığının tespit edildiği, böylece sanığın sahte düzenlenmiş bonolarla katılan bankadan kredi çekerek resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda;
Katılan vekili ile sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık …’nın aşamalarda değişmeyen savunmalarında, suça konu senetleri katılan …’e sattığı mallar karşılığında
yanında pazarlamacı olarak çalışan tanık…nın aldığını, senetlerin sahte olduğunu bilmediğini beyan etmesi, katılan …’in de sanığı tanımadığını, ticari ilişkilerinin olmadığını ifade etmesi, tanık…nın ise sanığın savunmalarını doğrulayarak suça konu senetleri kendisinin doldurup katılan …’e verdiğini, bir süre sonra imzalı bir şekilde geri aldığını söylemesi, yine tanık olarak dinlenen katılan …’in kardeşi olan …’in ise sanığı alış veriş yapmasından dolayı tanıdığını ifade etmesi ve ayrıca bilirkişi raporuna göre de suça konu senetlerdeki yazıların tanık…ya ait olduğunun belirtilmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, sanık ile katılan … arasında ticari ilişki olup olmadığı araştırılarak sanıktan suça konu senetler karşılığında sattığı mallara ilişkin belge veya fatura olup olmadığı sorulup belge veya fatura ibraz etmesi halinde dosya arasına alındıktan sonra, suça konu senetlerdeki imzanın sanığa ait olup olmadığı hususunda da rapor aldırılıp gerektiğinde suç tarihinde katılan …’in yanında çalışan kişiler var ise imza örnekleri alınarak senetteki imzalarla karşılaştırılıp rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
2- Katılan … ile genel kredi taahhütnamesi imzalayan sanık hakkında, suça konu senetleri önceden doğmuş borç nedeniyle verdiği gerekçesiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat kararı verilmiş ise de; katılan …A.Ş’nin 22.05.2008 ve 06.03.2008 tarihli yazılarına göre, sanığa işlek (rotatif) kredi risk hesabı açılmış olup bu kredinin özelliği gereği krediyi kullanan kişi ya da firmanın kredi teminatına çek,senet ve gayrimenkul ipoteği koyması durumunda kredi limitleri dahilinde kredi kullanabileceği,sanığın da 24.01.2006 tarihinde suça konu senetleri teminat olarak ibraz ettikten sonra 24.02.2006 tarihinde 4.900 TL’lik kredi kullandığının anlaşılması karşısında; sanık tarafından teminat senedi verilmemesi halinde kredi kullandırılmayacağı, borcun teminat olarak senet verildikten sonra kredi kullanılması ile doğduğu ve nitelikli dolandırıcılık suçunun oluştuğu gözetilmeden yasal olmayan gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 21.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.