YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21844
KARAR NO : 2013/6099
KARAR TARİHİ : 03.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;Sanığın annesinin yatalak hasta olması nedeniyle annesinden aldığı vekaletname ile …,… Bankasında açılan maaş hesabından maaşını çekmeye başladığı, ancak 26/10/2003 tarihinde annesinin ölmesi üzerine geçersiz hale gelen vekaletname ile annesinin maaşını 28/02/2006 tarihine kadar çektiği, anlaşılmakla dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluştuğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak,
1-İddianamede sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 158/1-d,157/1 maddelerinin uygulanması talebi karşında 5271 sayılı CMK’nun 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı verilmeden 5237 sayılı TCK’nun 158/1-e maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Eylemin zincirleme biçimde gerçekleştiği halde tayin olunan cezadan TCK’nun 43/1. maddesi gereğince arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 03.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.