YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26086
KARAR NO : 2013/9395
KARAR TARİHİ : 21.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat,mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; kasaphanede çalışan sanık …’ın müşteki şirket ile arasındaki hizmet ilişkisinden kaynaklanan görevini ifa sırasında, çorbalık kuzu kemiklerini arasına piyasa değeri çok daha pahalı olan bonfile türü etleri gizlemek ve hazırladığı marketin tartı sistemine uygun poşetlerdeki etleri marketin şok dolabında şoklayıp dondurarak basit bir kontrolde bulunamayacak şekilde suça konu paketleri hazırlayıp kendisinin daha önce çalıştığı Özhan markette kasap olarak çalışan arkadaşı sanık … ve bacanağı sanık … vasıtası ile bu şahıslara müşteri gibi çorbalık kemik bedeli ödenerek aldırdığı olayda, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna,diğer sanıklar …,…, …’ın ise atılı suçu işlediklerine dair soyut iddia dışında mahkumiyetlerine yeterli ve inandırıcı her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanıklar …, … hakkında kurulan hükümler yönünden, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 Esas, 2007/152 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde tayin edilmesi,
2-Sanıklar …,…, … hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen beraat kararlarına yönelik sanıklar müdafiin vekalet ücretine yönelik temyiz talebi yönünden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesinde yer alan “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendisini vekille temsil ettiren ve beraatlerine karar verilen sanıklar lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına “kendisini vekille temsil ettiren sanıklar …,…, … için karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi uyarınca ayrı ayrı takdir edilen 500 TL’nin hazineden alınarak sanıklara verilmesine”, sanıklar …, … hakkında kurulan hüküm fıkralarından dan adli para cezasına ilişkin sırasıyla “100 gün”,”150”,”75” “62 gün” ve “1240 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerlerine, sırasıyla “5 gün”, “7 gün”,”3 gün”,”2 gün” ve “40 TL” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.