Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/26195 E. 2013/9423 K. 21.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26195
KARAR NO : 2013/9423
KARAR TARİHİ : 21.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nun 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek, haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların “bul karayı al parayı” tabir edilen oyunu oynaması için olay yerinden geçen mağduru da oyun oynamaya ikna ettikleri, oyun oynayan mağdurun 250 TL ve 50 dolar parasını kaybettiği, bu şekilde kazanma ihtimali olmayan bir oyunu kazanma ihtimali varmış gibi göstererek mağdura oynatmak suretiyle hile yolu ile kazanç sağladıkları anlaşılmakla, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafii ile diğer sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, Ancak ;
5237 sayılı TCK’nın 61/8. maddesi hükmü gereğince adli para cezası hesaplanırken, cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılmasından sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile aynı kanunun 52. maddesi uyarınca bir gün karşılığı 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması sonucu belirlenmesi gerektiği halde, doğrudan 100 TL adli para cezasına hükmedilmesi ve adli para cezası üzerinden indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile diğer sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, adli para cezasına ilişkin sırasıyla “100 YTL” ve “33 YTL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “1 gün karşılığı TCK’nın 52. maddesi gereğince günlüğü 20 TL den hesap edilerek sanıkların neticeten 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.