YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7436
KARAR NO : 2012/39523
KARAR TARİHİ : 19.06.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık … hakkında verilen beraat kararına yönelik temyiz istemi bulunmadığından, diğer sanıklar hakkında verilen mahkumiyet kararları ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
I)Sanık … hakkında yapılan temyiz incelemesinde;
A-Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Sanığın, İşbankası Pozcu/… şubesinden kendisi ve büyük ortağı ve yetkili müdürü olduğu olduğu Bozbudak Otomotiv İnşaat Nakliyat Gıda ve Temizlik Maddeleri Pazarlama İthalat İhracat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi(Bozbudak Ltd. Şti) ve Tuncay Taşımacılık Pazarlama Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi (Tuncay Taşımacılık Ltd. Şti.) adına ve … Metropol/… şubesinden şahsına ait aldığı konut kredileri sözleşmeleri sırasında bankalara sunduğu yapı kullanım izin belgesi suretinin, başka bir taşınmaza ait olup, üzerinde tahrifat yapılmış olması nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,ancak;
TCK’nın 53. maddesi uygulanırken, bu maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde öngörülen “velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunm yetkisi”nden münhasıran “kendi alt soyu bakımından” şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; bu aykırılıkların aynı Kanunun 322.maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı yasanın CMUK 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkralarındaki şartla tahliye tarihine kadar velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bulunmaktan yoksun bırakılması kısmına “kendi alt soyu üzerindeki” ibaresinin eklenmesi, suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA
B-Dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanığın büyük ortağı ve yetkili müdürü olduğu olduğu Bozbudak Ltd. Şti Tuncay Taşımacılık Ltd. Şti. üzerine … Bank Pozcu/… şubesinden cari hesap üzerinden krediler kullan kullandığı, hem şahsı hem de şirketler adına kredi kartları alarak bankaya güven verdiği, bu işlemler sırasında ve sonrasında kendi ve şirketleri adına toplam 8 adet kat irtifakı tapulu taşınmaz ipoteği karşılığında 26.03.2007 ile 06.07.2007 tarihleri arasında, bilirkişi raporuna göre toplam 1.070.000 TL konut kredisi kullandığı,yine … Metropol/… şubesinden şahsına ait iki adet kat irtifakı tapulu gayrimenkul ipoteği karşılığında bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 120.000 TL konut kredisi kullandığı,kredi geri ödemelerinde aksaklıklar çıkması üzerine yapılan araştırmada, ipoteğe konu edilen taşınmazların gerçekte yapılı olmadıkları, sanık tarafından banka eksperlerine başka bir sitedeki tamamlanmış taşınmazlar gösterilerek rapor düzenlenmesinin sağladığı, üzerinde tahrifat yapılarak Davultepe 28 J II A pafta, 171 ada ve 2 nolu parselde kayıtlı taşınmaz yerine 28 J III 17 pafta, 171 ada ve 2 numaralı parseldeki taşınmazın yazıldığı yapı kullanım izin belgesini kredi başvurularında sunduğu, kamu tarafından güvenilir kişileri aracı olarak kullanıp hileli davranışlarla menfaat sağladığının anlaşılması karşısında HSBC ve … Bankası’na karşı tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçlarını işlediği yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmeyerek tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
5237 Sayılı TCK. nun 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde; suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; tespit olunacak temel gün,suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenecektir.
Bu açıklama kapsamında, sanığın … Bankası’na karşı gerçekleştirdiği eylem nedeniyle suçtan elde ettiği haksız menfaat miktarına nazaran belirlenen temel adli para cezasının yazılı şekilde eksik tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,ancak;
1-Sanığın savunmasında kısmi ödeme yaptığını bildirmesi, çekilen kredi miktarı ve bankaların bildirdiği zarar miktarı arasında fark bulunması karşısında, sanığın İşbankası’na ve …’a karşı işlediği dolandırıcık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinde TCK’nun 168. maddesinin uygulanma koşullarının karar yerinde tartışılmaması ,
2-TCK’nın 53. maddesi uygulanırken, bu maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde öngörülen “velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunm yetkisi”nden münhasıran “kendi alt soyu bakımından” şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmemesi,
II)Sanık … hakkında yapılan temyiz incelemesinde;
A-Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Sanığın aldığı konut kredi sözleşmeleri sırasında bankaya sunduğu Esnaf ve Sanatkarlar Odası sicil tasdiknamesinin , başka bir şahsa ait olup,evrak üzerinde tahrifat yapılmış olması nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,ancak;
1-Sanığın bankaya sunduğu belgelerden sadece Esnaf ve Sanatkarlar Odası sicil tasdiknamesinin sahte olması, sunulan belgeler arasında yapı kullanım izin belgesi bulunmamasına rağmen sanığa verilen cezanın TCK’nun 43/1. maddesi ile artırım yapılması,
2-CMK 226. maddesine aykırı olarak ek savunma verilmeden, sanık hakkında verilen cezadan TCK’nun 43/1. maddesi gereğince artırım yapılması,
3-TCK’nın 53. maddesi uygulanırken, bu maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde öngörülen “velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunm yetkisi”nden münhasıran “kendi alt soyu bakımından” şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmemesi,
B-Dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Somut olayda; Sanığın … Metropol/… şubesinden şahsına ait kat irtifakı tapulu gayrimenkul ipoteği karşılğında bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 47.500 TL konut kredisi kullandığı, kredi geri ödemelerinde aksaklıklar çıkması üzerine yapılan araştırmada, ipoteğe konu edilen taşınmaz gerçekte yapılı olmadığı, sanık tarafından banka eksperine başka bir sitedeki tamamlanmış taşınmazlar gösterilerek rapor düzenlenmesinin sağladığı,sahte olarak düzenlenen Esnaf Sanatkarlar Odası Birliği sicil tastiknamesinin kredi başvurusu sırasında bankaya sunulduğu, sanığın hileli davranışlarla menfaat sağladığının anlaşılması karşısında; HSBC Bankası’na karşı karşı tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçlarını işlediği yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmeyerek tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,ancak;
1-Sanığın savunmasında kısmi ödeme yaptığını bildirmesi karşısında, TCK’nun 168. maddesinin uygulanması koşullarının karar yerinde tartışılmaması ,
2-TCK’nın 53. maddesi uygulanırken, bu maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde öngörülen “velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunm yetkisi”nden münhasıran “kendi alt soyu bakımından” şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … Çetin müdafii ve sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,19.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.