Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66690 E. 2013/9703 K. 27.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66690
KARAR NO : 2013/9703
KARAR TARİHİ : 27.05.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılan tarafından, paranın zilyetliğinin sanığa devredilmiş olması karşısında suçun hırsızlık olduğu yönündeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanığın, katılanın Makine Kimya Endüstrisi’nden hurda işiyle ilgili aldığı ihalelere taşeronluk yaptığı, katılanın parayı ihale teminatını yatırmak üzere tanıklar ve sanığa emanet ettiği, sanığın kendisine emanet edilen ve tanıklar tarafından araca bırakılan 300.000 TL parayı alarak ortadan kaybolduğu, bu şekilde güveni kötüye kullanmak suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Sanığın, katılanla yaptığı ortaklık ve taşeronluk ilişkisi çerçevesinde, paranın kendisine ait olduğunu, yaptığı masrafların ve harcamaların, bu paradan daha fazla olduğunu belirttiği, tanıkların ise, katılanı doğrular şekilde, paranın sanığa teslim edilmesinden sonra sanığın parayı alarak kaçtığını belirtmeleri karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, soruşturma aşamasında dinlenen tanıklar …, … isimli kişilerin ayrıntılı olarak beyanlarına başvurularak, ihale bedelinin hangi tarihte kim tarafından yatırılacağı, paranın kime teslim edildiği, sanığın iddialarının doğru olup olmadığı hususlarında ifadelerinin alınması, katılanın ayrıntılı olarak beyanının alınarak, verilen paranın sanığın iddia ettiği şekilde harcamalara ayrılıp ayrılmadığının sorulması, sanık ifadesinde, katılana borç verdiğini, borçlarını ödediğini, yaptığı tüm masrafların belgeli olduğunu belirtmekle, öncelikle şirketin girmeye çalıştığı ilgili ihale dosyasındaki şirketle ilgili belgelerin, sanığın gönderdiğini belirttiği paraya ilişkin banka dekontları ve hesap kayıtları, ödendiği belirtilen çeklere ilişkin ödeme kayıtları, makbuz, dekont ve bütün evrakın getirtilerek, sanıkla katılan arasındaki ilişkinin ne olduğu, paranın hangi amaçla verildiği, verilen paranın ne için kullanılması gerektiği, ne için kullanıldığı, paranın hangi süre için verildiği hususlarında dosyanın bilirkişiye tevdiinin sağlanarak ve denetime olanak verecek şekilde alınacak rapordan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle hüküm kurulması ve gerekçe bölümünde, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olup katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.