YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/21017
KARAR NO : 2013/16553
KARAR TARİHİ : 04.11.2013
Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26/09/2012 tarihli ve 2012/106848 soruşturma, 2012/53938 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/12/2012 tarihli ve 2012/4225 değişik … sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 04/07/2013 gün 2013/11017/43474 ve sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/07/2013 gün ve 2013/246051 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, şüphelinin Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği 15/10/2008 tarihli bir dilekçede, müşteki adına aldığı parayı müştekiye teslim ettiği şeklindeki beyanı gerekçe gösterilerek uyuşmazlığın hukukî ihtilaf niteliğinde olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve … bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, somut olayda şüphelinin hukuk mahkemesine verdiği bir dilekçede yer alan “müşteki adına aldığı parayı müştekiye iade ettiği” şeklindeki beyanı gerekçe gösterilerek başka hiçbir soruşturma işlemi yapılmadan uyuşmazlığın hukukî ihtilaf niteliğinde olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilemeyeceği gözetilerek itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden; Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 28/12/2012 tarih ve 2013/4225 D. … sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince, BOZULMASINA, bozma doğrultusunda müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine 04/11/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.