Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/16734 E. 2013/18581 K. 27.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16734
KARAR NO : 2013/18581
KARAR TARİHİ : 27.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde,dolandırıcılık suçunun, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi ,nitelikli hal olarak kabul edilmiştir.Bu suçun oluşabilmesi için, kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez,şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır.5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı,kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa,basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Somut olayda; sanıklar … ve …’un, katılan …’ya ait … plakalı … marka otobüs hakkında sahte kimlik ve trafik tescil belgeleri düzenleyerek, sanıklar … ve …’ın kimliği tespit edilemeyen … isimli bir şahısla birlikte … ilçesine geldikleri, sanıkların düzenlemiş oldukları sahte trafik tescil belgesi ve sahte kimliklerle birlikte … 5. Noterliğine gittikleri, burada sanık …’ın kendisini … olarak tanıtıp bu şahsa ait sahte ehliyet ibraz ettiği, sanık …’un ise kendisini … olarak tanıtıp bu şahsa ait sahte ehliyet ibraz ettiği, bu şekilde sanık …’un … adına düzenlenmiş sahte ehliyet ile düzenlenen sahte trafik tescil belgeleri ile … plaka sayılı 2004 model … otobüsü … 5. Noterliğince düzenlenen 01/12/2005 tarihli kati satış sözleşmesi ile … sahte kimliğini kullanan sanık …’a satışını gerçekleştirdikleri, daha sonra … 5. Noterliğince düzenlenen kati satış sözleşmesi uyarınca sanıklar … ve …’un temin ettikleri sahte kimlik belgelerini kullanarak sanık …’ı bu aracı kendisini … olarak tanıtan sahte kimlik ile trafiğe tescil ettirdiği, bu şekilde sanık …’ın suça konu aracı … kimliği ile … plaka sayılı yeni trafik tescil belgesi çıkarttığı, daha sonra sanık …’ın … sahte kimliği ile suça konu araç yönünden rehinli kredi almak amacıyla … …şubesine müracaat ettiği, 130.000,00 TL kredi talebine ilişkin olarak sanık … tarafından … plaka sayılı otobüs yönünden … adına taşıt kredisi ve rehin sözleşmesi imzaladığı, daha sonra sanık …’ın açık kimliği tespit edilemeyen ancak … ve … adına düzenlenmiş sahte kimlikleri kullanan iki kişiyi temin ederek bu kredi sözleşmesini kefil olarak imzalattığı, daha sonra … ile birlikte bankaya giderek … …Şubesi’nden 130.000,00 TL krediyi çektiği, sanıkların kredi çektikten sonra aralarında parayı paylaştıkları, sanıkların bu şekilde birlikte hareket ederek resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediklerine dair kabulde; diğer sanıklar hakkında da; dosyada yer alan … …şubesince verilen taşıt kredi rehin sözleşmesindeki kefil imzalarının ve noter satış sözleşmesindeki imzaların bu sanıkların el ürünü olmadığının anlaşılması, sanıkların savunmalarında atılı usçu işlemediklerini beyan etmeleri, sanıklar … ve …’un savunmalarında bu sanıklarla birlikte hareket etmediklerini, başka şahıslarla eylemi gerçekleştirdiklerini beyan etmeleri gözetilerek mahkumiyetlerine yeter derecede delil bulunmadığından bahisle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine ancak;
5237 sayılı TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirleneceği gözetilmeksizin gün para cezası yerine doğrudan zarar miktarının iki katı esas alınarak temel cazanın belirlenmesi, indirimin de bu miktar üzerinden yapılması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafii, sanık … ve katılan …vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 27/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.