Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/22340 E. 2013/9524 K. 22.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22340
KARAR NO : 2013/9524
KARAR TARİHİ : 22.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, 1136 Sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet, idari para cezası

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yüklenen dolandırıcılık suçundan doğrudan doğruya zarar görmeyen şikayetçi … Barosu Başkanlığı’nın kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı ve usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceğinden mevcut temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ un 317. maddesİ uyarınca REDDİNE,
İdari para cezalarına yönelik incelemede,
Sanık hakkında verilen idari para cezalarının 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 29. maddesi uyarınca itiraz yasa yoluna tabi olduğu, 5271 sayılı CMK.un 264. maddesi dikkate alındığında, sanığın ve katılan vekilinin yasal süre içerisinde verdiği temyiz dilekçesinin itiraz niteliğinde kabul edilerek, itirazın ceza Mahkemesince incelenip karara bağlanması gerektiği anlaşılmakla, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda Sanık …’nın … Barosunun 7099 sicil numarasına kayıtlı serbest avukat iken, 24.10.2001 tarihinde kaydının … Barosu Yönetim Kurulunun aynı tarih ve 3266 sayılı

kararı ile silindiği ve avukatlık yapma yetkisi bulunmadığı halde, …’nın … Cumhuriyet Başsavcılığının 2005/2148 numaralı soruşturma dosyasında 05.05.2006 tarihinde alınan ifadelerinde ve aynı tarihte … Sulh Ceza Mahkemesi’nde yapılan sorgusunda kendisini … Barosuna kayıtlı avukat olarak tanıtıp, avukat olarak savunduğu, ifade tutanağı ve sorgu zaptını imzaladığı, 2006/585 numaralı soruşturma dosyasında 09.11.2006 tarihinde ifadeleri alınan …, …,…, … ve Erhan Gürbüz’in ifadelerine avukat sıfatı ile katılarak ifade tutanaklarını imzaladığı, aynı tarihte sorguya sevk edilen … ile …’nın … Sulh Ceza Mahkemesinde yapılan sorgu ve ifade alma işleminde kendisini … Barosuna kayıtlı avukat olarak tanıtarak bu şahısların savunmasını yaptığı ve sorgu zaptını imzaladığı, 04.10.2006 tarihinde … ve …’dan kendisine Avukatları olarak … 2. Noterliğinden vekaletname düzenlettirdiği, … Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/282 E. Sayılı dosyasının 26.01.2007 tarihli oturumunda kendisini … Barosuna kayıtlı avukat olarak tanıtıp …’ın müdafiliğini yaptığı, Avukat olduğunu belirterek … kapalı cezaevinde tutuklu bulunan …, ve …’yı 25.01.2007 – 27.09.2007 tarihleri arasında birçok kez ziyaret ettiği, mağdur …’dan 5.000.00 TL, … ve …’dan 35.000.00 TL menfaat temin ettiği, anlaşılan olayda
Sanık hakkında müşteki … ve katılanlar … ile …’ya karşı dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik incelemede
Sanığın katılanlar … ile …’dan bir bütün olarak ve farklı tarihlerde … vasıtasıyla toplam 35.000.00 TL almış olması karşısında eylemin zincirleme biçimde olduğu ve sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nun 43. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış
Sanığın müşteki …’a karşı eylemi 5237 Sayılı TCK’nun 158/1-d maddesine uyduğu halde oluş ve dosya kapsamı itibarıyla unsurları oluşmayan aynı kanun 158/2 maddesi uyarınca ceza tayini yasaya aykırı ise de sonuç ceza değişmediğinden bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 22.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.