YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4065
KARAR NO : 2013/17588
KARAR TARİHİ : 14.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır.
Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanık …’e ait Muhasebe Bürosu işyerinde, katılan Kurum Yoklama Memurluğunca yapılan 23/01/2007 ve 29/01/2007 tarihli durum tespitleri ve neticesinde hazırlanan 29/06/2007 tarihli rapora göre diğer sanıklar … ve …’in anılan işyerinde gerçekte fiilen çalışmadıkları halde “çalışıyorlarmış gibi” işe giriş bildirgeleri ve prim-hizmet belgeleri sahte düzenlenip Kuruma verilerek, sigortalık hizmet süreleri kazanılması, sağlık hizmetlerinden yararlanmalarının sağlanması eylemlerinin “nitelikli dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Kovuşturma aşamasında dinlenen tanıkların beyanlarına ve sanıkların savunmalarına göre, yüklenen suçları işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin inandırıcı deliller elde edilemediğinden “beraatlerine” karar verilmesi gerektiğini takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamalarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin delil takdirinde hata yapıldığını, yüklenen suçların oluştuğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 14/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.