Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/8089 E. 2013/18635 K. 27.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8089
KARAR NO : 2013/18635
KARAR TARİHİ : 27.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Mağdur …’in cep telefonuna 25.000 TL ikramiye kazandığı ve mesajda yazılı olan telefon numarasını araması gerektiği şeklinde mesaj geldiği, bu telefon numarasının sanık … adına kayıtlı olduğu, mağdurun araması üzerine önce Turkcell şirketinin şarkısı dinletildiği, arkasından sanığın size nasıl yardımcı olabilirim diyerek konuşmaya başladığı, mağdurun kendisine gelen mesajdan bahsetmesi üzerine, sanığın, mağdura ikramiye kazandığını, kendisine vereceği şifre ile pazartesi günü gidip parasını alabileceğini ama önce 12 adet 250’lik kontör yollaması gerektiğini söylediği, mağdurun kontör temin etmek için dolaştığı sırada bir polis memurunun mağduru bilgilendirdiği, ve böylece sanığın dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işlediği
iddia olunan somut olayda; sanığın cezalandırılabilmesi için her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden beraat kararı verilmiş ise de; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından sanık adına kayıtlı olan telefon numarasına ait abonelik sözleşmesi getirtilip incelenerek, imza ve yazıların sanığa ait olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu aldırıldıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 27.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.