Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/8578 E. 2013/9541 K. 23.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8578
KARAR NO : 2013/9541
KARAR TARİHİ : 23.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-“Nitelikli dolandırıcılık” suçundan sanık … hakkında verilen “mahkumiyet” hükmüne yönelen sanığın temyiz itirazının incelenmesinde;
18.10.2010 tarihinde sanık müdafiinin yüzüne karşı tefhim olunan hükmü yasal süresi geçtikten sonra 13.06.2011 havale tarihli dilekçesiyle temyiz eden sanığın vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
2-“Nitelikli dolandırıcılık” suçundan sanıklar …, … ve … haklarında verilen “mahkumiyet” hükümlerine yönelen sanıklar müdafiilerinin temyizlerinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Otopark işletmecisi ve esnaf olmakla Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi üyesi olan sanık …’nin, kooperatiften kredi alabilmek için kefile ihtiyaç duyulması nedeniyle birlikte hareket ettikleri sanık … ve sonrasında sanık … ile temasa geçip, alacağı krediden pay vereceğini de belirterek, onları çeşitli kamu kuruluşlarında memurmuş gibi gösteren maaş bordrolarını sahte düzenleyip kredi dosyasına ibraz ederek, 23.01.2008 tarihli kredi sözleşmesini borçlu ve müteselsil kefil sıfatlarıyla imzalayıp açılan kredinin ilgili banka şubesinden alınması eylemlerinin “nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar …,… ve… müdafiilerinin suçun unsurları itibariyle oluşmadığına, eksik soruşturma-inceleme yapıldığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 23.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.