YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26041
KARAR NO : 2013/9598
KARAR TARİHİ : 23.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın işlemediği arazi için Tarım Müdürlüğüne başvurarak 2002, 2003, 2004, 2005 ve 2006 yıllarında Doğrudan Gelir Desteği ödemesi almak suretiyle zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunması karşısında; sanığın farklı suç işleme kararıyla hareket etmediği dikkate alınarak, her yıl için elde edilen menfaatin ayrı ayrı suç oluştuğu gözetilmeden zincirleme suç hükümleri uygulanmış ise de; birden fazla tarlası bulunan sanığın diğer arazilerde tarımsal faaliyette bulunduğu halde sadece kavakdibi mevkiindeki 119 ada 217 parsel sayılı taşınmazda tarımsal faaliyette bulunmadığının kabul edilmesine göre, sanığa belirtilen yıllarda suça konu taşınmaz için hangi tarihlerde ödeme yapıldığı münhasıran belirlenerek her yıl için suç tarihi ile yapılan ödeme miktarının kesin olarak tespit edilmesi, 01/06/2005 tarihinden önce işlenen suçlar açısından, 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı yasanın 9/3.maddeleri kapsamında suç tarihinde yürürlükte bulunan yasa ile önceki ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasanın bütün hükümlerinin olaya uygulanarak lehe yasanın tespit edilmesi, zamanaşımı süresi dolan yıllar için sanığın lehine olan ve eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 504/7.maddesi ve aynı yasanın 102/4, 104/2.maddeleri ile 5271 sayılı CMK’un 223/8.maddesi gereğince zamanaşımı hususunun değerlendirilmesi; 01/06/2005 tarihinden sonra işlenen suç açısından, 2005 yılı için Doğrudan Gelir Desteği ödeme miktarı da gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-e, 35.maddesi kapsamında sadece belirtilen yıl için sanık hakkında hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.