Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/7980 E. 2013/18675 K. 28.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7980
KARAR NO : 2013/18675
KARAR TARİHİ : 28.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; ….Mahallesi Ketenpınarı Mevkii’nde 4 parsel araziden 3 parselini …’dan harici olarak satın alan sanık …’ın, katılana arsanın tamamının satılık olduğunu beyan edip toplam 170.000 TL bedel ile sattığı, bu satış işlemi ve arsanın sınırlarının belirlenmesi sırasında harita mühendisi olarak görev yapan diğer sanık …’nun da arsanın sınırlarını tespiti sırasında hazır bulunduğu ve katılımı nedeniyle arsanın sınırlarını tespiti işleminde katılan üzerinde güven tesis ettikleri sanıkların birlikte katılanı dolandırdıkları iddia edilmiş ise de; suça konu taşınmazların katılana resmi şekle tabi olarak Tapu Sicil Müdürlüğü’ nde satıldığı, satış öncesinde de satılan taşınmazların bütün halinde Fatsa İlçesinde mühendislik yapan sanık …’nun elemanları tarafından sınırları ölçümle belirlenerek katılana
gösterildiği, resmi şekle uygun olarak satış işlemi yapılmış olması ve tapuya güven ilkesi de göz önünde bulundurulduğunda iddia edilen eylemin ceza hukuku anlamında suç teşkil etmeyip hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu anlaşılmakla, sanıkların beraatlerine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 28.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.