YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9720
KARAR NO : 2013/20260
KARAR TARİHİ : 17.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, 07/05/2013 gün ve 2012/2-1466 Esas ve 2013/246 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, kovuşturma aşamasında duruşmaya gelmesine rağmen, katılma hakkı hatırlatılmayan suçtan zarar gören şikayetçinin, sanıktan şikayetçi olduğu ve sanığın cezalandırılmasını istediği dikkate alınarak, 5271 Sayılı CMK’nın 237/2 ve 238. maddeleri uyarınca davaya katılmasına karar verilerek, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu belirlenmek suretiyle ve tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Şikayetçi … Kiralama Anonim Şirketi ile ile Sanığa ait … Tekstil Pazarlama Sanayii ve Ticaret Limited Şirketi arasında, 06/05/2005 tarihinde Bursa 9. Noterliğinin 17832 sayılı sözleşmesi ile Finansal Kiralama Sözleşmesi (Leasing) yapıldığı ve sözleşmeye konu olan, bir adet santrifüj, bir adet averflov boya makinesi, bir adet kusters pet-batch fular ve bir adet batik boya makinesinin sanığa teslim edildiği, sanık kiracının, kira borcunun bir kısmını ödemeyerek, sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle, şikayetçi şirketin, sözleşmedeki fesih yetkisine dayanarak sözleşmeyi fesh etmek suretiyle sanığa ihtarname gönderdiği, ihtarnamenin sanığa tebliğ edildiği, bu ihtarnameyle, sözleşmeye konu malların iadesinin talep edilmesine rağmen sanığın malları teslim etmediği gerekçesiyle sanık hakkında icra takibi başlatıldığı, yapılan haciz sırasında, malların ilgili şirkette bulunmadığının belirlendiği, sanığın, ödeme güçlüğü nedeniyle, borcunu ödeyemediğini belirttiği, böylece sanığın, kendisine teslim edilen eşyayı iade etmeyerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Sanığın kira bedelini ödememesi nedeniyle, şikayetçi şirket tarafından sözleşmenin feshedildiği, ilgili Hukuk Mahkemesinde açılan dava sonucunda, malın şikayetçi şirkete teslim edilmesine dair karar verildiği de dikkate alınarak, sanığın, 3226 Sayılı Finansal Kiralama Kanunu’nun 15., 17., 24., ve 25. maddeleri ile 06/05/2005 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi’nin 69. maddesinde öngörülen “iade zorunluluğunu” yerine getirmeyerek, suça konu makinelerin ihbarnamenin 25/08/2008 tarihinde tebliğini müteakip 60 gün içerisinde şirketin gösterdiği adrese iade etmediği, bunun için yasal bir gerekçe göstermediği, yapılan haciz işlemlerine rağmen, kiralanan malların tesliminden hukuka aykırı olarak kaçındığı, böylece, sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği tüm dosya kapsamına göre sabit olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 155/2 maddesine göre sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraat kararı verilmesi
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.