Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/25832 E. 2013/9342 K. 21.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25832
KARAR NO : 2013/9342
KARAR TARİHİ : 21.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’in fikir ve işbirliği içerisinde hareket ettiği diğer sanık … ile birlikte katılanların köyüne gelip kendilerini itibarlı hayvan tüccarları olarak tanıtıp köylüye kartvizitlerini dağıtarak önce birkaç küçükbaş hayvan alıp parasını ödeyerek köylüye güven telkin ettikten sonra katılanlardan 16 adet büyükbaş ile 160 adet küçükbaş hayvanı 37.500,00 TL’ye satın almaları, sanık …’ın ödemeyi …’deki banka hesabından çekip yapacağını söyleyerek katılan … ile birlikte banka şubesine gidip katılanı dışarıda bekletip kendisinin içeri girerek bir süre sonra çıktığında havalede sorun çıktığını, malları yavaş yavaş nakletmeye başlamalarını, son parti mal teslim edildiğinde paranın da ödeneceğini söylemesi üzerine katılanların sanıkların güven telkin edici söz ve davranışlarına inanarak hayvanların nakline izin vermeleri, sanık … kendisine ait kamyon ile 3/4 gün boyunca hayvanları katılanların ahırından götürürken sanık …’ın katılanlarda misafir olarak kalarak katılanlara yönelik güven telkin edici eylemlerine devam etmeleri, son gün Hasan’ın parayı çekip getireceğini söyleyerek köyden ayrılmasının ardından köylülerden birinin sanıkların dolandırıcı olduğunu öğrendiğini katılanlara söylemesinin üzerine bu durumu anlayan sanık …’in tuvalete gidip geleceği bahanesi ile son götüreceği hayvanları da bırakarak olay yerinden kaçması şeklinde gelişen olayda, mahkemenin “dolandırıcılık” suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Katılanların 25/08/2006 tarihli savcılık beyanlarında hayvancılığı ortak olarak yaptıklarını, sanıklar ile hep beraber pazarlık yaparak anlaştıklarını söylemeleri karşısında, aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmiş olması nedeniyle sanık hakkında bir kez ceza verilip 5237 sayılı TCK.nun 43/2. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri uyarınca cezasının artırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan yasanın 325.maddesi uyarınca bozmanın temyiz talebinde bulunmayan diğer sanık …’e de SİRAYETİNE, 21.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.