YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13373
KARAR NO : 2013/1790
KARAR TARİHİ : 31.01.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu Malına Zarar Verme, Görevli Memura Mukavemet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık hakkında “mala zarar verme” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; ilaç yazdırmak üzere Dağkapı Sağlık Ocağına giden sanığın, ilacının usulsüzlük nedeni ile yazılmamasına kızarak koridora açılan kapı camları kırması şeklinde gerçekleşen olayda kamu malına zarar verme suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, 765 sayılı TCK.nun 516/3 maddesinde 5.2.2003 tarihinde 4806 sayılı Kanunun 6. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu temel cezanın 3 yıldan az olamayacağının gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz konusu yapılmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Sanık hakkında “görevli memura mukavemet” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
16/03/2005 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’ un 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’ un 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 31/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.