Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24394 E. 2013/9492 K. 22.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24394
KARAR NO : 2013/9492
KARAR TARİHİ : 22.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın katılan …’a kendisini eski Türkiye Futbol Fedarasyonu başkanı …’un yeğeni… olarak tanıttığı aralarında duygusal ilişki gelişmesini sağladıktan sonra ailesinin bu ilişkiyi hoş karşılamadığı bu nedenle de paralarına bloke koyduğu, dolayısıyla ekonomik güçlüğe düştüğü gerekçesiyle katılan …’dan birlikte oldukları süre içersinde çeşitli tarihlerde üç kez bilezik alarak bozdurduğu ve bu şekilde 2150 TL haksız olarak menfaat sağladığı, katılan … ile birlikteliği sırasında Selma’nın komşusu olan diğer katılan … ile tanıştığı ve onu İsviçre’ye gönderip orada servisleri bulunan ağbeylerinin yanında işe sokacağını söyleyerek bazı masraflar karşılığında 900 TL para aldığı aradan süre geçip katılanlar kendisinden şüphelenmeye başlayınca ortadan kaybolduğu anlaşıldığından sanığın eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nun 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 22.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.