Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/2899 E. 2013/9496 K. 22.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2899
KARAR NO : 2013/9496
KARAR TARİHİ : 22.05.2013

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Kamu Malına Zarar Verme, Görevi Yaptırmamak İçin Direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
5271 Sayılı CMK’un 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasını geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12.maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 Sayılı CMK’un 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın İNCELENMEKSİZİN İADESİNE;
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; suç tarihinde rutin devriye görevini yapan polis ekip aracına Muzaffer Kırpan’ın bira şişesi atıp stop lambasını kırması nedeniyle, araçtan inen polis memurlarının şahsı polis merkezine götürmek istedikleri sırada suça sürüklenen çocuğun yanındaki arkadaşlarıyla birlikte Muzaffer Kırpan’ın polis aracına bindirilmesini engellemeye çalıştığı, çevrede bulunanları kışkırttığı, ayrıca ekip aracına taş atarak zarar verdiği, olayda suça sürüklenen çocuğun eyleminin kamu malına zarar verme suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Suça sürüklenen çocuğun sorgusunun yapıldığı 14.10 2009 tarihli oturumun açık yapılmış olması telafisi mümkün olmadığından;
5395 Sayılı Yasa’nın 3/a-2 maddesine göre kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuklar için suça sürüklenen çocuk ifadesinin kullanılması gerekirken sanık ifadesinin kullanılması mahallinde düzeltilebilir hata olarak değerlendirildiğinden bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 22.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.