YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26130
KARAR NO : 2013/9551
KARAR TARİHİ : 23.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suç tarihi, katılanlar tarafından paranın sanığın hesabına havale edildiği 22.7.2009 olduğu halde gerekçeli karar başlığında 22.7.2007 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın…Su Tasarruf Ekipmanları Kim. Ürün. Endüs. Mut. Ekip. İnş. Gıda San. Tic. Ltd. Şti’nin ortağı ve müdürü olduğu, daha önce katılanların arkadaşı olan tanık …a piyasa değerine göre daha ucuz olan bir adet bilgisayar sattığı, bunu öğrenen katılanlarında ucuz bilgisayar almak için sanıkla anlaşma yapıp bu çerçevede sanığın hesabına bilgisayar bedeli olarak ayrı ayrı 1020’şer TL para havale ettikleri, bilgisayarların tesliminin gecikmesi üzerine sanıkla katılanlar arasında taahhütname imzalandığı, ancak sanığın edimini yine yerine getirmeyerek haksız menfaat elde edip katılanları dolandırdığının iddia edildiği olayda, sanıkla katılanlar arasındaki ilişkinin sözleşmeden kaynaklanan hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu ve suçun unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 23.5.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.