YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7540
KARAR NO : 2013/17601
KARAR TARİHİ : 14.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Ticarî faaliyeti meslek olarak icra eden kişilerin, güvenilirliğini sağlamak amacıyla, bu suçun, tacir (kişisel olarak ticaretle uğraşan kimseler) veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticarî faaliyetleri sırasında işlenmesi, TCK’nın 158/1-h bendinde nitelikli hâl kabul edilmiştir. Bu kavramlar Türk Ticaret Kanunun ilgili hükümlerine göre belirlenecektir.
Türk Ticaret Kanunun Madde 14 de,Tacir;
“(1) Kişisel durumları ya da yaptığı işlerin niteliği nedeniyle yahut meslek ve görevleri dolayısıyla, kanundan veya bir yargı kararından … bir yasağa aykırı bir şekilde ya da başka bir kişinin veya resmî bir makamın iznine gerek olmasına rağmen izin veya onay almadan bir ticari işletmeyi işleten kişi de tacir sayılır. “denilmektedir.
Ticaret şirketleri, aynı yasanın Madde 124 de;
”(1)Ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir.
(2) Bu Kanunda, kollektif ile komandit şirket şahıs; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket sermaye şirketi sayılır” şeklinde tanımlanmıştır.
Kooperatif yöneticilerinin, kooperatifin faaliyeti kapsamında, dolandırıcılık suçunu işlemeleri de nitelikli hâl, kabul edilmiştir. Üye sayısı dolmasına rağmen, üyeliğe kabulün devamından bahsederek üye kayıt edilmiş gibi kişinin parasının alınması bu suç tipine örnek gösterilebilir.
Kooperatif yöneticilerinin kimler olduğu 1163 sayılı Kooperatifler kanunun 55 ve devamı maddelerinde tanımlanmıştır. Madde 55 – Yönetim Kurulu, kanun ve anasözleşme hükümleri içinde kooperatifin faaliyetini yöneten ve onu temsil eden icra organıdır. Yönetim Kurulu en az üç üyeden kurulur. Bunların ve yedeklerinin kooperatif ortağı olmaları şarttır. Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen tüzel kişiler, temsilcilerinin isimlerini kooperatife bildirir.
Bu suçun oluşabilmesi için, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin dolandırıcılık suçunu ticari faaliyetleri sırasında işlemiş olmaları gerekir. Keza, kooperatif yöneticilerinin bu nitelikli halden cezalandırılabilmeleri için suçun kooperatifin faaliyeti kapsamında, işlenmesi gereklidir. Bu suçun faili tacir veya şirket yöneticisi yada şirket adına hareket eden kişi yada kooperatif yöneticisi olabilir.
Sanıklardan … adına kayıtlı olup eşi olan diğer sanık … tarafından işletilen … Körfez Bayii’nden katılanın marketlerine tavuk götüren sanıklar … ve …’ın reyon görevlilerine teslim ettikleri tavuk miktarını gösteren sevk irsaliyeleri üzerinde tahrifat yaparak katılanın daha çok tavuk satın almış almış gibi fazla ödeme yapmasına neden oldukları, depodan çıkışını yapıp, katılanın marketine teslim etmedikleri fazla tavukları ise piyasada ucuz fiyata sattıkları, diğer sanıklar … ve …’ın ise sanık …’dan önce aynı işyerinde çalışıp benzer eylemleri gerçekleştirdiklerinin iddia edildiği somut olayda;
1-Sanık …’ın diğer sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Beraat eden sanıklara yüklenen suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen sanığın hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığından mevcut temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesİ uyarınca REDDİNE,
2-Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
01.06.2005’ten önce olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’ un 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
3-Sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri ile sanıklar …, … ve … hakkında kurulan beraat hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Sanık …’in resmiyette işyeri sahibi olduğu fakat; fiilen işyerini eşi olan diğer sanık …’in yönettiği, alınan bilirkişi raporu kapsamına göre depodan yapılan çıkış miktarı ile satışlara ilişkin tahrif edilmiş belgeler ve depoda satışa hazır halde bulunan ürünlerin miktarının uyumlu olduğu, dolayısıyla katılana ait işyerinin kayıtları ile sanığın işyerine ait muhasebe kayıtları karşılaştırılmadan yapılan dolandırıcılığın sanık … tarafından tespit edilmesinin mümkün olmadığı, sanık …’ın eylemi diğer sanık … ile gerçekleştirdiğine dair ikrarına rağmen, sanığın inkara dayanan savunması, tanık … ve …’nun faturaları sanık …’in düzenlediğine yönelik beyanları karşısında verilen beraat kararlarında ve sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlürin ONANMASINA, 14.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.