Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/65785 E. 2013/9640 K. 23.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65785
KARAR NO : 2013/9640
KARAR TARİHİ : 23.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
TCK’nun 168/4.maddesinde düzenlenen kısmi ödemenin kabul edilip edilmediğinin sorulmaması, katılanın şikayetçi olduğunu açıkça belirtmesi karşısında bozma nedeni yapılmamıştır.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda sanığın, Renault Mais … Şubesinde filo satış sorumlusu olarak çalıştığı dönemde …’den araç bedeli olarak aldığı toplam 19.000 TL’yi şirket hesabına yatırmayıp uhdesinde tuttuğu şeklinde gerçekleşen eylemde hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’da cezaların içtimasına ilişkin bir hüküm bulunmadığı ve 5275 sayılı ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkında kanunun 99.maddesinin “hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar” hükmünü içerdiği gözetilmeden, kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezadan dönüştürülen adli para cezası ile doğrudan hükmedilen adli para cezasının toplanmasına karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılması gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322.maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından sanığa verilen para cezaların toplanmasına ilişkin uygulamanın çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.