YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3266
KARAR NO : 2022/781
KARAR TARİHİ : 15.02.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 15.02.2022 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davanın açıldığı İstanbul Anadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesince genel yetkili mahkeme olan davalının ikametgahı ve sözleşmenin ifa yerine göre yetkili mahkeme İstanbul Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiş, verilen karar süresinde davacı tarafça temyiz edilmiştir.
HMK’nın 5. ve devamı maddelerinde yetki kuralları düzenlenmiş olup, 6. maddesi gereğince genel yetki kuralı gereğince yetkili mahkeme (veya icra dairesi) davalının, davacı açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Yine aynı yasanın 10. maddesi gereğince sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde açılabilir. TBK’nin 89. maddesinde (dava konusu sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan BK’nın 73. maddesi) gereğince borcun ifa yeri tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır; para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, parça borçları sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde, bunların dışındaki tüm borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde ifa edilir.
Maddeden açıkça anlaşıldığı üzere; sözleşmeye dayanan borçlarda, borcun ifa yeri sözleşmede kararlaştırılmamış ve para borcuna ilişkin ise alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. HMK’nın10. maddesi gereğince davacı taraf ifa yerindeki görevli mahkemede dava açabilecektir. TBK’nın 89. maddesi (BK’nın 73. maddesinde) İfa yeri belirlenirken sözleşme türü belirtilmemiştir. Onun için ifa yerinin belirlenmesinde yalnızca karz akdinin dikkate alınması söz konusu değildir. Sözleşme türü ne olursa olsun neticede bir para borcu bulunmakta ve alacaklı bu paranın tahsilini talep etmekte ise, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri ifa yeri olarak kabul edilecek ve bu yerin yetkili olması nedeniyle dava ve takipte bulunması sözkonusu olabilecektir. (Yargıtay HGK’nın 25.04.2018 tarih 2017/19-902 Esas 2018/973 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere)
Davaya konu olayda, para alacağının tahsilinin talep edilmesi ve ifa yerinin davacı alacaklının yerleşim yeri olduğunun kabulü ile mahkemenin davaya bakması gerekirken, yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmadığından kararının bozulması gerektiği düşüncemizle sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılmamaktayız.