Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2018/136 E. 2022/2751 K. 22.02.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/136
KARAR NO : 2022/2751
KARAR TARİHİ : 22.02.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

A) 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesi:
…. Elektrik isimli iş yerinin yetkili temsilcisi olan sanığın, 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, söz konusu iş yerinde 2009 yılı sonuna doğru birkaç ay yetkili müdür olarak çalıştığını, ancak iş yerine hiçbir malzeme gelmediğini, iş yerinde herhangi bir faaliyet olmadığını, aslında bu iş yerinin…ve…Yapıcı isimli kişilere ait olduğunu, kendisinin hiçbir şekilde alım-satım yapmadığını ve hiç fatura düzenlemediğini savunmasına karşın karşıt incelemede sanığın faturalarını kullanan ….. Bilgisayar Tic.Ltd.Şti.nin yetkili temsilcisi olan…’ın söz konusu şirkette yalnızca …’yı tanıdığını, söz konusu şirketle irtibat kurup mal ve hizmet satın aldıklarını, ödemeyi çekle yaptıklarını beyan etmesi, yapılan incelemede çeklerin sanık tarafından tahsil edildiğinin anlaşılması, sanığın elektrik malzemeleri toptan ticareti faaliyeti ile iştigal etmek üzere kiralamış olduğu iş yerinin sahibi olan …. isimli kişinin de vergi müfettişlerine dükkanı kiralayan kişinin … olduğunu, burada ne iş yapacaklarını sorduğunda dükkanı depo olarak kullanacaklarını, Çin’den mal getirip burada satacaklarını söylediğini belirtmesi, Ba-Bs bildirim formlarına göre bir yıl gibi kısa süre içinde 6.400.000 TL gibi bir ciroya ulaşılması, sanığın kiraladığı tespit edilen iş yeri dışında herhangi bir deposu, ardiyesi ya da şubesinin bulunmadığı, çalışan işçi ve personelin de bulunmadığı ve mal ile hizmet satışında bulunduğu firmalar hakkında da vergi kaçakçılığı suçundan olumsuz raporlar bulunduğunun anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK’nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip sanığa yüklenen “2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçunun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; sanığın aynı takvim yılı içerisinde birden fazla sahte fatura kullanmak şeklinde gerçekleşen eylemlerine ilişkin olarak, TCK‘nin 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden eleştiri dışında usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
B) 2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesi:
En son aralık ayında matrahlı beyanname verilmesi nedeniyle en aleyhe yorumla suç tarihinin 31.12.2009 olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen “2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçunun kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 22.02.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.