YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11372
KARAR NO : 2012/7032
KARAR TARİHİ : 06.02.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bankanın aracı kılınması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık müdafiinin, sanığa yüklenen Banka Aracı Kılınarak Dolandırıcılık suçuna yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığa yüklenen Banka Aracı Kılınarak Dolandırıcılık suçunun gerektirdiği cezasının miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK’un 102/4. maddesine göre hesaplanan beş yıllık asli dava zamanaşımının; sorgusunun yapıldığı 03/02/2006 tarihinden temyiz inceleme tarihi itibariyle gerçekleştiği anlaşılmakla; 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanunun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’un 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
2-Sanık müdafiinin, sanığa yüklenen Resmi Belgede Sahtecilik suçuna yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
1-Sanığın silinme koşulları oluşan sabıkadan başka kaydının bulunmadığı dikkate alınarak ,hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.un 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 Sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe yasa belirlenirken, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 Sayılı TCK ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK’nın ilgili tüm hükümleri ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime elverişli olacak şekilde atılı suçla ilgili lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, kabule göre de; 765 Sayılı TCK’nın 342/1, 59/2 ve 5237 Sayılı TCK’nın 204/1, 62. maddeleri gereğince hükmolunan sonuç cezalar eşit ise de; 5237 Sayılı TCK’nın uygulanması durumunda hapis cezasına mahkumiyetin doğal sonucu olarak anılan yasanın 53. maddesindeki hak yoksunluğunun da uygulanması nedeniyle 5237 Sayılı TCK’nın sanığın aleyhine olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
3-5237 Sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.