Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/8063 E. 2013/17534 K. 13.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8063
KARAR NO : 2013/17534
KARAR TARİHİ : 13.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık … hakkında temyiz istemi bulunmaması nedeniyle diğer sanıklar hakkında kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sigorta edenin dolandırılması, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Suçun oluşması için, sigorta bedelini almak üzere, zararın gerçekleştiğini ileri sürerek bu bedeli sahte işlem ve belgelerle almaları yada almaya kalkışmaları gerekir. Olayla ilgili belgeler sigorta kurumuna sunulmadıkça suçun icra hareketleri başlamaz. Failin sigortalı malını, sigorta bedelini almak için tahrip etmesi, yakması, bozması, yok etmesi kandırmaya yönelik ağır yalandır ve hiledir. Bu şekilde sigorta bedelinin alınması halinde dolandırıcılık suçu oluşur. Failin sigorta edilen veya sigorta bedelini alacak kişi olması gerekmez.
Sigortanın türü de önemli değildir. Mal veya yaşam sigortası mali sorumluluk sigortası vb. Olabilir. Yanıltıcı uygulamaların sadece araç sigortalarında değil, bedeni hasarlar da dâhil olmak üzere her tür sigorta alanında yapıldığı, sigorta şirketinin sözleşme şartları çerçevesinde ödememesi gereken bir hasarı ödetmek amacıyla sigorta şirketine bilerek yanlış bilgi verilmesi veya önemli bir hususun gizlenmesi ya da sigorta süresi içerisinde kasıtlı olarak bir hasara sebep olunması veya hasarın miktarının olduğundan fazla gösterilmesi suretiyle yarar sağlanması şeklinde ortaya çıktığı gözlemlenmektedir.
1)Sanıklar hakkında Yozgat ve Kırşehir illerine bağlı ilçe ve köylerine giderek kendilerini bazen Başak Sigorta yetkilisi, bazen de daha önce hayvanlarına kulak küpe numarası vermiş olan görevliler gibi tanıtarak, hayvanların hayat sigortası yapılabilmesi için gerekli olan kulak küpe numarası ile birlikte resimlerini çekip kamera çekimlerini yaptıkları, ardından bu hayvanlar halen sahiplerinde durmakta iken ve satın almadıkları halde kendilerine ait hayvanlarmış gibi evrak tanzim edip hayvanların sigorta edilmesinde sakınca olmadığını gösteren Hayvan Sigorta Ön Bilgi Formunu veteriner olan sanık … ile birlikte düzenleyip imzaladıkları, bu belgelere istinaden Başak Sigorta Şirketine sanıklar …, …, … ve …’ın sırası ile 3401 00731386.0000 (50 adet büyükbaş hayvan için), 3401.00714543(20 adet büyükbaş hayvan için), 3401.00714570.000(30 adet büyükbaş hayvan için) ve 3401.00714552.000 (30 adet büyükbaş hayvan için)poliçe nolu hayvan hayat sigortası yaptırdıkları, sanık …’un 12.05.2005 tarihinde hasar ihbarı alarak bu hayvanların hastalıklarını tespit edip IBR hastalığı nedeni ile telef oldukları ve mecburi kesime gönderildiği, bu nedenle sigorta ettirenin zararının oluştuğu gerekçesi ile sigorta şirketinden bu poliçe ve raporlara dayanarak toplam 130 büyükbaş hayvanın sigorta bedelini tahsil etmek istemeleri üzerine katılan şirket tarafından yapılan araştırma sonucunda, raporlara konu hayvanların birçoğunun Mayıs 2005 tarihinden 1, 1.5 yıl sonra dahi halen ilk sahiplerinde olduğunun tesbit edildiği, sanıkların hep birlikte hareket ederek sigorta şirketinden sigorta bedelini almak için önce birlikte sahte evrak tanzim edip kendilerine ait olmayan hayvanları sigorta ettirdikleri, daha sonra da hastalanmış ve zarara uğramış gibi sahte rapor düzenleyip hiçbir zararları olmadığı halde sigorta ettirdikleri bedeli sigorta şirketinden almak için başvuruda bulunmak suretiyle üzerlerine atılı suçları işlediklerinin iddia olunduğu olayda; sanıklar …, …, … ve … için Hayvan Sigorta Ön Bilgi Formu, Hayvan Hayat Sigortası Risk Analiz Raporu, 14-15-21-22/05/2005 tarihli Hayvan Sigortası Hasar Raporları düzenlenmiş olması ve … adına sigortalı olarak görünen TR 40134635 kulak küpeli hayvanın …, sanık … adına sigortalı olarak görünen TR 40134662, TR 40243665 ve TR 40134657 kulak küpeli hayvanların …, … ve … ile sanık … adına sigortalı olarak görünen TR 66385014 – TR66385025 arasındaki 12 adet kulak küpeli hayvanın …’un elinde olduğunun tespit edilmiş olması ile sanıkların beyanları arasında çelişki bulunması karşısında; sanıkların hukuki durumlarının tespiti bakımından sanıkların kendi adlarına hayvan sigorta parasını almak amacıyla katılan Başak Sigorta A.Ş’ye başvuru yapıp yapmadıkları, sanık … tarafından düzenlenen hayvan hasar ve imha tutanaklarının hangi tarihte gönderildiğinin tespiti ile tüm sanıkların başvuru tarihlerinin ve buna göre suç tarihinin tespitinden sonra sanıkların üzerlerine atılı suçun 765 sayılı TCK’nın veya 5237 sayılı TCK’nın kapsamında kalıp kalmadığının tespiti ile suç tarihine göre lehe yasa değerlendirmesinin yapılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile sanıklar …, … ve … hakkında beraat, sanık … hakkında yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2)Kabule göre de;
Sanık …’un sahte olarak düzenlediği Hayvan Sigorta Ön Formu ve Hayvan Hayat Sigortası Hasar Raporlarına dayanarak 130 adet hayvanın sigorta parasını almak amacıyla katılan Başak Sigorta A.Ş’ye kendisinin başvurduğunun kabul edilmesi karşısında, müsnet suçun mağdurunun katılan şirket olup sanık hakkında TCK’nın 43/1.maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde suç mağdurunun sanıklar olduğunun kabulü ile 4 ayrı suç olarak kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık … müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.