YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14757
KARAR NO : 2012/39936
KARAR TARİHİ : 26.06.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, her iki gözündeki görme fonksiyonları tam olduğu ve kalıcı bir görme bozukluğu olmadığı halde 03.02.1993 tarihinde … Devlet Hastanesine başvurduğu, … Devlet Hastanesinden gerçeğe aykırı olarak görme bozukluğu nedeni ile %51 sakat olduğuna dair rapor tanzimini sağladığı, bu rapor ile Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü’ne başvurarak 2022 sayılı kanuna göre kendisine sakatlık maaşı bağlattığı, sanığa 1993 yılı Mart ayından 2006 yılı Haziran ayına kadar toplam 4.208,56 TL sakatlık maaşı ödendiği, sanığın 1999 yılında ehliyet almak için yaptığı başvuru sırasında ehliyet almasına engel halinin olmadığına dair sağlık raporu alarak ehliyet almaya hak kazandığı, ayrıca Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunun 01.11.2006 tarihli raporuna göre; sanığın her iki gözünde görme fonksiyonunun tam olduğu, … Devlet Hastanesince düzenlenen raporda belirtilen görme kusurlarını açıklayacak kalıcı bir kusurun bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmakla, eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 26.06.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.