YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15164
KARAR NO : 2012/39955
KARAR TARİHİ : 26.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olaya gelince; sanık …’nın, şikayetçilerden …’yi Sağlık Bakanlığında işe yerleştireceğinden bahisle kendisinden sabıka kaydı vs belgelerle birlikte masraf adı altında 276-YTL para aldığı yine sanığın diğer şikayetçi …’ü aynı şekilde 276-YTL istemek suretiyle dolandırmak istediği esnada polisler tarafından yakalandığı, böylece sanığın şikayetçi …’ye karşı işlediği eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, şikayetçi …’e karşı işlediği eylemin ise dolandırıcılık suçuna teşebbüs olduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın 28.09.2006 tarihli oturumda müşteki …’den aldığı haksız kazancın 260 TL’sini ödediğini belirtmesi karşısında bu hususun müştekiye sorularak rızası tespit edilmeden ve zararın kısmen ödenmesine rağmen etkin pişmanlık göstererek mağdurun zararını giderdiğinden bahisle 168/4 yerine 168/1. madde gereğince cezasında indirim yapılması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden sonra 08.02.2008 gün ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesi gereğince, “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.