YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65739
KARAR NO : 2013/9650
KARAR TARİHİ : 23.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’un 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre,temyizi mümkün olmadığından sanığın bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin aynı kanunun 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanık … ile evlenmek üzere tanışan katılan ile sanığın bir süre arkadaşlık ettikleri, sanığın daha büyük bir ev almak vadiyle katılan adına kayıtlı taşınmazı 50.000 TL’ye sattırdığı, katılana bu paranın 25.000 TL’sini kendi hesabına havale ettirdiği, kalan 25.000 TL’yi de çeşitli zamanlarda aldığı, parayı aldıktan sonra katılandan ayrıldığı olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
6217 sayılı Yasanın 26. maddesiyle 5320 sayılı yasaya eklenen geçici 3. madde hükmü karşısında gerekçeli kararda Cumhuriyet savcısının mütalaasına yer verilmemesi ve iddianame ile eklerinin sanığın sorgusu sırasında okunmuş olması karşısında bu husular sonuca etkili görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Gerekçeli ve kısa kararlarda, doğrudan verilen adli gün para cezasının para cezasına çevrilmesinde uygulama maddesinin gösterilmemesi mahallinde eklenebilir eksiklik olarak görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 23/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.