Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/16684 E. 2013/18579 K. 27.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16684
KARAR NO : 2013/18579
KARAR TARİHİ : 27.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resim belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun,Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi ,nitelikli hal olarak kabul edilmiştir.Bu suçun oluşabilmesi için,Kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir.Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka,48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur.Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır.Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa,basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Sanık … ile katılan …’ün amca çocukları oldukları, sanığın, reklam panosu yaparak geçimini sağladığı, paraya ihtiyacı olduğu için kredi çekmek istediği, kendisine bankalarca kredi verilmediği için …’den kredi çekmesini istediği, …’un, sanığı kırmayarak … Siteler Şubesinde 35.000 TL tutarlı kredili mevduat hesabı sözleşmesini 01/10/2007 tarihinde imzaladığı, aynı bankaya sanığın bu hesaptan 18.000 TL’ye kadar kredi kullanmasına yetki verdiğine dair kendi imzasını taşıyan yazılı talimat verdiği, sanığın bu hesaptan önce katılan … da bilgisi dahilinde 14.000 TL kredi kullandığı, sanığın daha fazla kredi kullanmak maksadıyla katılanın imzasını taklit ederek katılanın, sözde kendisine dilediği miktarda kredi kullanabileceğine dair yetki verdiğini belirten belge düzenleyerek bankaya verdiği, ayrıca katılanın alacaklı göründüğü ve hayali kişilerce keşide edilmiş gibi görünen 34 adet bono düzenleyerek bankaya teminat olarak verdiği bu şekilde kredili mevduat hesap limitini kaltılandan habersiz 50.000 TL’ye çıkardığı ve 16.000 TL daha kredi kullanmasından ibaret eyleminin nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına ygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, ONANMASINA, 27.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.