YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3657
KARAR NO : 2021/10428
KARAR TARİHİ : 29.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel saldırı
HÜKÜM : Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mahkemece atılı suçtan mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında tayin edilen cezanın koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında verilen kararda tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümün karardan çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.03.2021 tarihinde üye …’un sanığın beraati gerektiği yönündeki karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
Karşı Oy
Mağdur Beyanının Delil Değeri Muhalefet Şerhi:
Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile delillere göre; kuaförlük yapan sanığın işyerine bir gün önce saç kestirmeye gelen mağdurenin saçının kısa kesildiğini ileri sürerek beğenmemesi üzerine sanığın ertesi gün saç ve cilt bakımı yapmayı teklif ettiği bunu kabul eden mağdurun ertesi 04.02.2014 günü aynı yere gelerek yüz bakımı yaptırdığı ve sanığın dudağından aniden öptüğünü iddia ederek 10.02.2014 günü şikayetçi olduğu, sanığın suçlamayı kabul etmediği olay günü mağdurenin cilt bakımı yaparken yüzüne yaklaşmasından rahatsız olup tepki göstererek ayrıldığını ancak dudağından öpmediğini ileri sürdüğü, olayı gören olmadığı ve kamera kaydı bulunmadığı olayda,
Cinsel saldırı suçunun ispatlanıp ispatlanmadığı hususu sayın çoğunluk ile ihtilaflı olduğumuz konudur.
Mağdurun beyanı, cinsel suçların ispatında kilit öneme haiz bir delil ise de tek başına bir husus ispatlamaya yeterli değildir. Mağdurun varlığını iddia ettiği bir vakıanın sanık yokluğunu işlenmediğini iddia ederek nötr hale getirmektedir. Bu hallerde mağdur beyanını doğrulayan ve ispata elverişliliği artıran yan delillere başvurulmalıdır. Eğer elden gelen bütün çaba gösterilmesine rağmen yan delil elde edilememişse bu defa mağdurun beyanı, sağlamlık sınamasına alınmalıdır. Beyan delilinin mantık, tutarlılık, ayrıntılar, husumet, intikal şekli ve zamanı dahil olmak üzere çeşitli kriterlere göre değerlendirilmesi yapılarak sonuca gidilmelidir.
Somut davada sanık ile mağdure arasında bir gün önce saçın kısa kesilmesi yüzünden doğan bir anlaşmazlık olup hatasını telafi etmek isteyen sanığa ait işyerine mağdure olay günü saç ve yüz bakımı için gitmiştir. Yüz ve saç bakımı temasla gerçekleştirilen işlemler gerektiren bir meslek icrasıdır. Mağdureye yüz bakımı yaparken sanığın dudaklarından öptüğü iddiası, ispatlanmış bir vakıa değildir. Olayın geçtiği yerde başka bir odada bulunan mağdurun çocukları bile görmemiştir. İntikal hemen olmayıp altı gün sonradır. Mağdur beyanı dışında delil olmadığı için kapalı ortamda iki kişi arasında geçen ve ne varlığına ne de yokluğuna kanaat getirmeye elverişli hiçbir başka delil olmayan hallerde şüphenin sanık lehine yorumlanarak beraatine karar verilmesi hukukun icabıdır. Mağdurun beyanını sanık beyanından üstün tutmayı gerektiren hiç sebep yoktur. Tersi düşünce mağdur kadının beyanıyla mahkumiyet kararları verilmesi toplum hayatına katılmada zaten zorluk çeken kadınları, sosyal ve ekonomik hayat dışına iter. Erkekleri de ne zaman gerçekleşeceği belli olmayan bir suç isnadı ile karşı karşıya kalma tehdidi altına sokar. Reşit mağdurların beyanına yan delil olmadan itibar edilmesi yerleşik ispat kaidelerine aykırı olduğundan sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.