YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66252
KARAR NO : 2012/7099
KARAR TARİHİ : 07.02.2012
Dolandırıcılık suçundan şüpheliler …, … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Yıldızeli Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 05/07/2010 tarihli ve 2010/211 soruşturma, 2010/466 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Tokat Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca verilen 17/09/2010 tarihli ve 2010/1280 değişiksayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 01/08/2011 gün ve 2011/9751/40892 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/09/2011 gün ve 201/266010 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Şüpheliler hakkındaki dolandırıcılık suçundan dolayı yapılan soruşturmada olayın hukukî ihtilaf olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, şüphelilerin kendilerini hayvan alım satımı yapan kişi olarak tanıtarak müştekiler üzerinde güven sağlayarak aynı köydeki müştekilerden hayvan satın aldıkları, karşılığında ise ödeme güçlerinin olmadığını bildikleri hâlde senet düzenleyerek müştekilere vermek suretiyle birlikte dolandırıcılık suçunu işledikleri anlaşılmakla, şüphelilerin dolandırıcılık suçu ile ilgili delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü ile kamu davasının açılmasına karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesindeisabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 04.12.2007 gün ve 2007/2-247/257 sayılı kararında açıklandığı üzere 5271sayılı CMK.nın 160.maddesinin birinci fıkrası uyarınca; ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenen Cumhuriyet Savcısı, kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamak, aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince de maddi gerçeğin araştırılması ve … bir yargılanmanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almak ve şüphelinin haklarını korumak ile aynı Kanunun 170.maddesinin ikinci fıkrası uyarınca da soruşturma evresi sonucunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa iddianame düzenlemek, aksi halde de 172.madde gereğince kovuşturmaya yer olmadığına karar vermek yükümlülüğü altındadır.
Cumhuriyet Savcısının kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararına karşı yapılacak başvuru yöntemi de CMK.nın 173.maddesinde düzenlenmiş olup, itiraz mercii olarak öngörülen ağır ceza mahkemesi başkanının itirazı yerinde bulması halinde Cumhuriyet Savcısının iddianame düzenleyerek mahkemeye vereceği, itirazın haklı bulunmaması halinde de istemin gerekçeli olarak reddolunacağı hüküm altına alınmıştır.
Ancak bu hükümlerin uygulanabilmesi için Cumhuriyet Savcısının kanuna uygun bir soruşturma yapmış olması zorunlu olup 5271 sayılı CMK.nun 170.maddesinin ikinci fıkrası uyarınca soruşturma evresi sonucunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa itirazı inceleyen merciin, Cumhuriyet Savcısının CMK.nın 160 ve devamı maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak amacıyla itirazın kabulüne karar vermesi gerekmektedir.
İncelenen dosya içeriğine göre; şüphelilerin dolandırıcılık suçunu işlediklerine ilişkin yeterli şüphe bulunması ile delilleri takdir ve değerlendirmenin mahkemesine ait bulunması karşısında; kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Tokat Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.09.2010 gün ve 2010/1280 D. … sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.