Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/14997 E. 2013/4496 K. 16.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14997
KARAR NO : 2013/4496
KARAR TARİHİ : 16.04.2013

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar …, … ve …’ın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair Seyitgazi Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 24.01.2008 gün ve 2007/38 Esas, 2008/1 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar …ve müdafileri, sanık … ve Üst Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar … haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanık …’in adli sicil kaydına esas teşkil eden ve 12.09.2005 tarihinde kesinleştiği anlaşılan, 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûmiyetine ilişkin Seyitgazi Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.07.2005 gün ve 2005/37 Esas, 2005/75 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeyerek, aynı mahkemenin sanığın para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ilamının tekerrüre esas alınması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
TCK.nın 58. maddesi gereğince mükerrir olan sanık … hakkında “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar şekilde denetim süresinin “2 yıl” olarak belirlenmesi,
5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyları üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, her iki sanığın bu hakları ve yetkileri kullanmaktan yoksunluklarının da hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık … ve müdafii ile sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki sanık … hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümde yer alan “…takdiren 2 yıl süreyle…” ibaresinin çıkarılması, yine hüküm fıkralarında yer alan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesi gereğince hükmedilen hak yoksunluğu ile ilgili bölümler hükümlerden çıkarılarak, bunların yerlerine “Sanıkların 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına” ibaresi eklenmek suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurların aşamalardaki tutarlı anlatımları, adli raporlar ve tüm dosya içeriğinden, mağdurların suç tarihinde sanık …’ya ait olup, kendisinin kullandığı ve içerisinde diğer sanılar …’in de bulunduğu araca rızaları ile bindikleri, bir süre yol aldıktan sonra sanıkların aracı yol kenarına çekerek mağdurları indirdikleri, sanık …’in cebinden çıkardığı ve sanık …’e verdiği bıçakla mağdurları tehdit edip orada zorla tuttukları, daha sonra sanıklar …’in mağdurlara vurarak onları yaradıkları, bu sırada sanık …’nın da mağdurların önlerinde durarak kaçmalarını önlediği ve telefon ederek yardım istemeye çalışan mağdur …’e engel olduğunun anlaşılması karşısında, suçun kanuni tanımında yer alan fiili diğer sanıklarla birlikte gerçekleştiren sanık …’nın, eylemden TCK.nın 37/1. maddesine göre fail olarak sorumlu olduğu ve cebir ve tehdit kullanarak gerçekleştirdiği kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eyleminin TCK.nın 109/2. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı maddenin 1. fıkrası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Uygulamaya göre ise;
5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, sanığın bu hakları ve yetkileri kullanmaktan yoksunluklarının da hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.