YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11427
KARAR NO : 2013/17605
KARAR TARİHİ : 14.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sigorta edenin dolandırılması, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Suçun oluşması için, sigorta bedelini almak üzere, zararın gerçekleştiğini ileri sürerek bu bedeli sahte işlem ve belgelerle almaları ya da almaya kalkışmaları gerekir. Olayla ilgili belgeler sigorta kurumuna sunulmadıkça suçun icra hareketleri başlamaz. Failin sigortalı malını, sigorta bedelini almak için tahrip etmesi, yakması, bozması, yok etmesi kandırmaya yönelik ağır yalandır ve hiledir. Bu şekilde sigorta bedelinin alınması halinde dolandırıcılık suçu oluşur. Failin sigorta edilen veya sigorta bedelini alacak kişi olması gerekmez. Sigortanın türü de önemli değildir. Mal veya yaşam sigortası mali sorumluluk sigortası vb. olabilir. Yanıltıcı uygulamaların sadece araç sigortalarında değil, bedeni hasarlar da dâhil olmak üzere her tür sigorta alanında yapıldığı, sigorta şirketinin sözleşme şartları çerçevesinde ödememesi gereken bir hasarı ödetmek amacıyla sigorta şirketine bilerek yanlış bilgi verilmesi veya önemli bir hususun gizlenmesi ya da sigorta süresi içerisinde kasıtlı olarak bir hasara sebep olunması veya hasarın miktarının olduğundan fazla gösterilmesi suretiyle yarar sağlanması şeklinde ortaya çıktığı gözlemlenmektedir.
Sanığın, sigorta bedelini almak amacıyla sahibi olduğu eczanede yangın çıkartmak üzere temyiz dışı sanık … ile alacağı paranın %10’u karşılığında anlaştığı, işyerinin kapısını ve kepenklerini açık bıraktığı, temyiz dışı sanık … ‘in saat 04.00 sıralarında eczaneye girip hırsızlık süsü vermek için pencere demirlerini içeriden kestiği, işyerinde yangın çıkartıp kaçtığı, bu sırada tanık …’in kullandığı aracın plakasını alıp kolluğa bildirmesi sonucunda kimliğinin tespit edildiği somut olayda; sanığın sigorta bedelini almak için sigorta şirketine başvurup herhangi bir belge ibraz etmediği, bu nedenle eyleminin hazırlık aşamasında kaldığı gerekçesi ile beraat kararı verilmiş ise de katılan şirketin 17.04.2008 tarihli yazılı beyanlarında müracaat sonucunda hasar dosyası düzenlenip, olay yerine eksper gönderildiğinin bildirildiği, dilekçe ekindeki 02.07.2007 tarihli olay beyanı başlıklı yazı incelendiğinde sanığın işyerine ait kaşe ile … isimli bir kişinin sigorta şirketine müracaat ettiğinin anlaşılması karşısında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılabilmesi için ismi geçen …’in kim olduğunun araştırılıp, beyanlarına başvurularak sanık adına hareket edip etmediğinin, müracaat belgesindeki yazının sanığın el ürünü olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.