Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/26030 E. 2013/9588 K. 23.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26030
KARAR NO : 2013/9588
KARAR TARİHİ : 23.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılan …’in suç tarihinden önce …plaka sayılı arabayı … … isimli bir şahıstan satın aldığı, aracın ruhsat sahibinin… isimli kişi olup alım satım hususunda vekaletnameyi sanık …’a verdiği, katılanın satış vekaletnamesinin sanık …’da olduğunu öğrenmesi üzerine sanığı bularak aracın satışını almak istediği ve suç tarihinde sanıklar … ve … ile birlikte …’da buluştukları, burada sanıklardan …’ın kendisini aracın asıl sahibi olan…’un eşi olarak tanıtıp satışa konu aracın vergi borçları ve trafik cezalarına karşılık 2.000 TL talep ettiği, sanık …’ın da araya girerek her iki tarafı 500,00 TL’ye anlaştırdığı ve sanık …’ın katılandan 500,00 TL parayı aldığı, birlikte notere gittikleri esnada da satış için gerekli evrakın fotokopisinin çekilmesi istenince …’ın fotokopi çektirmek bahanesiyle katılanın da kimliğini alarak noterden ayrıldığı, sanıklardan …’ın da banka kartını bırakıp döneceğini söylemek suretiyle katılanın yanından kaçtığını, böylelikle sanıkların eylem ve işbirliği içerisinde hileli söz ve davranışlarla ikna ettikleri katılandan haksız menfaat temin ettiği anlaşılmakla, dolandırıcılık suçunun sübut bulduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 23/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.