Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/21081 E. 2012/40029 K. 27.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21081
KARAR NO : 2012/40029
KARAR TARİHİ : 27.06.2012

MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’in katılandan 2007 yılında satın aldığı oto elektrik malzemesi nedeniyle verdiği senedin vadesinde ödenmemesi nedeniyle borcun yenilenmesi amacıyla 14/04/2008 tarihinde bir araya gelen taraflardan sanık …’in, babası sanık …’in ortağı bulunduğu şirketin borçlu olarak göründüğü, sanık …’in de kefil sıfatıyla imzaladığı 30/07/2008 vadeli bononun sanık … tarafından şirket ve kendi adına imzalanarak katılanın temsilcisi olan tanık …’a verildiği, senedin vadesinde ödenmemesi üzerine yapılan icra takibinde borçlu şirketin temsilcilerinden biri olan …’in şirket ortaklar kurulu kararı gereğince ancak… ile birlikte şirketi borç altına sokabileceklerini
belirterek icra takibine itiraz edip takibi şirket yönünden durdurduğu, sanıklar… ve …’in kendileri bakımından icra takibine itiraz etmeyip, beyanlarında borcu da kabullendikleri olayda, suça konu senedin daha evvel doğmuş bulunan borç mukabilinde katılana verilmiş olması karşısında dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmaması, sanık …’in imzası ile kendisini borç altına sokması, senedin unsurlarının tam olması karşısında resmi belgede sahtecilik suçunun oluşmaması nedenleriyle mahkemenin sanıkların beraatlerine karar vermesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 27.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.