Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/14887 E. 2012/40031 K. 27.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14887
KARAR NO : 2012/40031
KARAR TARİHİ : 27.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1) Kendisini Karabük’te bir konfeksiyon mağazası sahibi olarak tanıtan sanığın, Safranbolu’da beyaz eşya bayiliği yapan katılan …’den satın aldığı televizyonun parasını televizyonun götürüleceği işyerinde vereceğini söylemesi üzerine, beyaz eşya yetkili servisi olan şikayetçi … ile yola çıkan sanığın yolda bir akaryakıt istasyonunda bekleyen şahsı şikayetçiye göstererek parayı bahsi geçen şahsın vereceğini söylemesi, kimliği belirsiz şahsın “parayı hazırlıyorum” demesi, sanığın akaryakıt istasyonunun biraz ilerisinde televizyon ile birlikte araçtan inmesinin ardından parayı almak üzere akaryakıt istasyonuna geri dönen şikayetçinin parayı hazırlayacak şahsı bulamaması, sanığın da ortadan kaybolması şeklinde gelişen olayda, sanığın yargılama başladıktan sonra ancak düzenlenen yakalama emri üzerine yakalanarak talimat mahkemesinde sorgusunun yapılması, katılan ile şikayetçinin sanığı temin edilen fotoğrafları üzerinden teşhis etmeleri, sanığın ceza infaz kurumundan gönderdiği birçok dilekçesinde ortada bir yanlışlık olduğunu, suçu kendisinin işlemediğini, şikayetçi ve katılanı tanımadığını, şahıslarla karşı karşıya gelmek ve yüzleşmek istediğini beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; şikayetçi …’ın karakol beyanında kendisini dolandıran şahsın eşkal bilgilerini vererek failin sol el bileğinin üzerinde ameliyat izi bulunduğunu söylemesi hususu da dikkate alınarak sanık ile şikayetçi ve katılanan aynı ortamda bulundurularak usulüne uygun biçimde yüzleştirme işlemi yapılması mümkün olmadığı takdirde sanığın önden ve yandan çekilmiş teşhise esas fotoğrafları müşteki ve katılana gösterilerek, şikayetçinin verdiği eşkal bilgileri ile sanığın eşkalinin uyumlu olup olmadığının tespitinden sonra, toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2) 5237 sayılı Yasa’nın 53.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3.fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Adli para cezasının; 5083 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.