YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66337
KARAR NO : 2013/9761
KARAR TARİHİ : 27.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayınözelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurundurumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın,… İlçesi… Köyüne geldiği, köy meydanında, katılan …’a yakın köylerden bir kişiyi sorduğu, katılanlara kendisinin … İlinde muhasebecilik ve mali müşavirlik işlerini yaptığını söylediği, köyde sigorta, bağ-kur ve emeklilik işlemleri konusunda insanlara yardım edebileceğini söylemesi üzerine, katılanların emeklilik işlemlerini yapması için para verdikleri ancak işlemlerini yaptırmadığı şeklinde gerçekleşen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1)Sanığın katılanlar … ve …’a yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2)Sanığın katılanlar …, …, …, …’e yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın, emeklilik işlerini yapacağını söyleyerek önce katılanlar Şükrü ve Nizamettin ile görüştüğü, diğer katılanlar Hasan, Nusret,Süleyman ve Mustafa’nın da sanığın emeklilik işlemlerini yaptığını öğrenmeleri üzerine sanığı çağırdıkları, sanığın 1 hafta sonra köye gelerek katılanlar ile topluca görüşerek onlarada yardımcı olacağını söyleyip gittiği sonrasında Katılan …’yü arayarak katılanların işlemleri için de para talep ettiği, katılanlarında para toplayarak sanığın hesabına havale yaptıkları anlaşıldığından; sanığın, aynı suçu birden fazla kişiye karşı tek bir fiile işleyerek haksız menfaat temin etmiş olması karşısında TCK’nun 43/2. maddesi delaletiyle aynı yasanın 43/1. maddesinin uygulanması suretiyle tek ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mağdur sayısınca mahkumiyet hükmü kurularak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.